Reel sektörün döviz açığı ve finansmana erişim problemi

Merkez Bankası tarafından son açıklanan verilere göre reel sektörün döviz açığı 2025 yılı Aralık ayı itibariyle 188,6 milyar dolara çıktı. Bu rakam 2018 yılı Eylül ayından bu yana en yüksek seviyeyi işaret ediyor. Böylelikle finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülük dengesindeki bozulma bir önceki aya göre 4 milyar 132 milyon dolar artmış oldu.

Ulaşılan bu yüksek düzeydeki döviz açık pozisyonu ağırlıklı olarak yüksek reel faiz, TL'nin reel değerlenmesindeki yüksek seviye ve TL cinsinden ticari kredilere uygulanan aylık büyüme kısıtlarından kaynaklanıyor. Yani bir süreden bu yana canhıraş şekilde uygulanan TL cinsinden kredilerdeki büyüme kısıtı uygulaması ve TL'nin reel olarak düşük kalması reel sektörü döviz cinsinden kredilere yönlendirmiş durumda. Dahası benzeri bir kısıtlama içeride döviz kredilerinde de olduğu için reel sektörün son dönemde kullandığı bu kredilerin önemli bir kısmı yurtdışı kaynaklı hale dönüşmüş durumda.

Merkez Bankası uzmanları tarafından Temmuz 2025'te yayımlanan ve Sistemik Risk Veri Takip Sistemi (SRVTS)'ne dayanan "Finansal Olmayan Şirketlerin Bilançolarında Kur Uyumsuzluğu ve Yabancı Para Pozisyonunun Belirleyicileri" başlıklı çalışmaya göre; Kısa vadede görece dengeli görünen bu pozisyon, uzun vadede YP yükümlülüklerin, varlıkları sistematik biçimde aşmasıyla birlikte birikimli bir kırılganlığa dönüşüyor. Ayrıca olası bir kur şoku ya da ani yabancı para kredi daralması bu riski sistemik boyuta taşıyabilecek nitelik taşıyor.

Diğer yandan söz konusu çalışmanın bazı farklı önemli bulguları da var. Örneğin reel sektörün kısa vadede kur riski nispeten dengeli görünse de uzun vadede yabancı para açık pozisyonu eğilimi devam ediyor. Bu açığın ana nedenleri ise dolarizasyon eğilimleri, ihracat bağımlılığı ve enflasyon beklentilerinden oluşuyor.

Sektörel olarak baktığımızda ise imalat sanayiinde daha dengeli bir görünüm var. Ticaret ve ulaştırma sektörlerinde ise 2023 ve 2024'te yükümlülük yönlü uyumsuzluk artmış. İnşaat sektöründe seyir görece dengeli görünürken enerji sektörü uzun vadede en yüksek riski taşıyor.