Merkez Bankası ne mesaj verdi

Yılın ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının sonucunu Perşembe günü öğrendik. Daha önce de sizlere ilettiğim üzere Merkez Bankası bu yıl 12 yerine 8 PPK toplantısı gerçekleştirecek. Dolayısıyla bu yıldan itibaren her toplantı çok daha önemli hale geldi. Bununla birlikte yıllık enflasyondaki belirgin gerileme ve aylık enflasyonun ana eğilimindeki trendin düşmeye devam etmesi de Merkez Bankası'nın elini rahatlatıyor.


Ayrıca 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentilerindeki düşüş de para politikasındaki aşağı yönlü ayarlamalara alan açıyor. Mart ayındaki PPK'da da Merkez Bankası açılan bu alanı kullanarak 250 baz puanlık bir faiz indirimi yaptı. Böylelikle politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı 45'ten 42,5'e indirildi.


Peki karar metninin içinde hangi değerlendirmeler ve mesajlar var


Karar metninin detaylarına baktığımızda ilk olarak dikkat çeken konu Şubat ayında enflasyonun ana eğilimindeki düşüş. Hatırlayacağınız üzere ana eğilim Ocak ayında bir miktar artış göstermişti. Ancak bunun geçici bir durum olduğunu, yönetilen-yönlendirilen fiyatlar ve yıl başındaki ücret artışlarının etkisi ile bu durumun gerçekleştiğini değerlendirmiştik.


Metindeki bir diğer önemli değerlendirme de Şubat ayında temel mal enflasyonunun görece düşük seyretmesi ve hizmet enflasyonundaki Ocak ayına özgü artışın ardından görülen yavaşlama. Ayrıca yurt içi talebin de öngörülerin üzerinde olmakla birlikte halen dezenflasyonu destekleyici seviyelerde olduğu değerlendiriliyor. Bu bağlamda karar metnine giren yeni bir cümle var. PPK metnine yeni giren "Öncü veriler bu destekleyici görünümün yılın ilk çeyreğinde de sürdüğünü ima etmektedir." cümlesi ile iç talepteki yavaşlamanın devam edeceğine dair önemli bir yönlendirme yapılıyor.


PPK metninde tekrarlanan en önemli mesajlardan birisi de TL'nin reel olarak değerli kalmaya devam edeceği konusu. Zira döviz kuru geçişkenliğinin oldukça yüksek olduğu bu dönemde TL'nin reel olarak değerli kalması hem dezenflasyon süreci açısından hem de döviz talebini önleme açısından son derece değerli.