Türkiye'nin yaşadığı yüksek enflasyon döneminin ardından uygulamaya konulan ekonomi programının makro ekonomik veriler üzerindeki olumlu etkileri daha belirgin görülmeye başladı. Ancak elbette makro ekonomik verilerdeki olumlu görünümün yanında reel sektör tarafındaki olumsuzluklar da devam ediyor. Reel sektörün enflasyonun yüksek, faizlerin düşük ve krediye erişiminin görece kolay olduğu dönemlerde edindiği alışkanlıklarla devam etmesinin mümkün olmadığı bir dönemdeyiz. Yani işletmelerin büyümelerini enflasyona finanse ettirdiği dönem sona erdi. Bu duruma ayak uyduramayan işletmelerin zorlanmaya devam edeceğini hatırlatarak birkaç veri paylaşmak istiyorum.
İlk olarak kredi büyümesine bakalım. BDDK'nın son verilerine göre; yıllık toplam kredi artışı kur etkisinden arındırılmış hali ile 29,9 seviyesinde. Bu verinin altında incelediğimiz TL kredilerin yıllık artışı 25,8 iken yabancı para kredilerin yıllık artışı 35,9. Gördüğünüz üzere her iki kredi büyümesi de yıllık enflasyonun altında. Bu veriler bize kredi tarafındaki sıkılaştırmanın özellikle TL krediler tarafında ciddi bir şekilde etkili olduğunu gösteriyor.
Ticari kredilere baktığımızda yıllık artış 27,5. Yabancı para ticari kredilerdeki artış 35,9. Burada da enflasyonun altında bir kredi büyümesi görüyoruz.
KOBİ kredilerindeki durum da benzeri şekilde. KOBİ'lerde yıllık TL kredi büyümesi 23,1 seviyesinde. YP kredi büyümesi ise 44. KOBİ kredilerinin toplamındaki büyüme 29,1. Bu verinin kur etkisinden arındırılmış hali ise 26,5. Gördüğünüz üzere KOBİ kredileri tarafındaki büyüme görece daha düşük. Elbette bunun en büyük nedeni KOBİ'lerin teminat üretmekte zorlanması ve bilançolarının yeni kredilere uygun olmaması. Yani sıkılaştırma en çok KOBİ'ler tarafının etkiliyor.
Diğer yandan kur etkisinden arındırılmış para arzı artışı 33,5 seviyesinde. Yani bu veri de enflasyonun altında seyrediyor ve devam eden sıkılaştırma programı ile uyumlu.
Verilerin bu şekilde oluşmasını sağlayan kredi büyümesine yönelik sınırlamaları içeren makroihtiyati tedbirler sürüyor. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın çeşitli platformlardaki açıklamalarından yola çıkarak bu makroihtiyati tedbirlerin bir süre daha uygulamada kalacağını öngörebiliriz. Peki bu "bir süre" ne kadarlık bir zaman dilimine işaret ediyor

115