Bugün Merkez Bankası yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını gerçekleştirecek. 2025 yılı boyunca yapılacak olan toplam 8 toplantının ilkinde benim de beklentim PPK'nın 47,5 seviyesinde olan politika faizini 250 baz puan indirerek 45'e çekeceği yönünde.
Geçen Cuma sabahı açıklanan Piyasa Katılımcıları Anketi de dahil olmak üzere pek çok anket ve yorum faizin bu toplantıda 250 baz puan indirileceğine işaret ediyor. Piyasa Katılımcıları Anketi'nde katılımcıların cari ay sonu politika faizi beklentisi bir önceki anket döneminde 48,59 iken bu anket döneminde 45'e geriledi. Benzeri şekilde Morgan Stanley de bugün 250 baz puanlık faiz indirimi bekliyor. BloombergHT'nin düzenlediği ankete katılan 25 finansal kurumun tamamı da 250 baz puanlık faiz indirimi konusunda hemfikir.
Özetle bugün 250 baz puanlık indirime kesin gözüyle bakıyoruz. Ancak elbette PPK metninin içeriği oldukça önemli olacak. Çünkü bundan sonrasında Merkez Bankası'nın yol haritasını anlayabilmek adına metnin içerisinde kullanılan cümleler son derece önemli olacak.
Diğer yandan enflasyon beklentileri de şekillenmeye devam ediyor ve açıkçası son beklentiler Merkez Bankası'nın faiz indirimi patikasını destekleyecek şekilde oluşuyor. Yine son Piyasa Katılımcıları Anketi verilerine göre; yıl sonu enflasyon tahmini 27,05 seviyesine gerilerken 12 ay sonrası TÜFE beklentisi de 27,07'den 25,38'e gerilemiş durumda. Bu oran 2025 yıl sonu için Merkez Bankası hedefinin üst sınırının altında bir oran olarak karşımıza çıkıyor. Yani yılın ilk anketinde yıl sonu için oluşan beklentiler faiz indirimlerinin sürdürülmesine önemli bir alan açıyor.
Benim bundan sonrası için genel beklentim PPK'nın bu yıl düzenleyeceği 8 toplantının tamamında faiz indirimi yapacağı yönünde. Elbette yıl içerisinde olağandışı bir ekonomik gelişme ya da ekonomiye etki eden ekonomi dışı bir faktör sorun oluşturmadığı sürece. Ancak her toplantıda 250 baz puanlık indirim yapılıp yapılmayacağına ise enflasyon gelişmelerine bağlı olarak karar verileceğini düşünüyorum.
Peki reel sektörün sürece bakış açısı ne Öncelikle faizin seviyesinden daha ziyade aylık kredi büyümesi kısıtlarının reel sektörü çok daha fazla zorluyor olduğunu not edelim. Zira firmalar mevcut faiz seviyesine razı olsalar bile krediye erişmekte oldukça ciddi bir şekilde zorlanıyorlar. Elbette sıkılaştırma programından beklediğimiz enstrümanlardan birisi kredi kanalının daraltılması. Ancak bu kanalın genişliğini ve daraltma süresini çok doğru ayarlamak gerekiyor. Çünkü bu daraltmanın gereğinden fazla olması ve uzun sürmesi reel sektörde kalıcı hasar bırakma riskini doğurabilir. Bu bakımdan yine enflasyonla mücadeleden ödün vermeden bu kanalı bir miktar rahatlatmakta fayda var.

96