Hafta içinde Marmara Denizi'nde yaşanan ve İstanbul başta olmak üzere tüm bölge şehirlerini etkileyen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından gündem yeniden deprem ve İstanbul oldu. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından bir süre gündemde kalan deprem gerçeği son dönemde pek ilgi görmüyordu. Ancak yaşanan son depremlerle beraber gözler yeniden deprem konusuna çevrildi.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından KTO Karatay Üniversitesi bünyesindeki Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden (KOSAM) "Bir Ekonomi Güvenliği Meselesi; Marmara Orta Anadolu Sanayi Dönüşümü" başlıklı bilimsel bir rapor yayınlamış ve neden Marmara Sanayi Bölgesi'ndeki sanayi tesislerinin önemli bir bölümünün Orta Anadolu'da desantralize edilmesi gerektiğini teknik olarak izah etmiştik.
Ayrıca İstanbul, Bursa ve Kocaeli illerini kapsayan Marmara Sanayi Bölgesi'nin Türkiye ekonomisindeki yerini anlatan tüm verileri ortaya koymuş ve olası bir deprem felaketinin sadece insan kaybı veya bina stoku yıkımına neden olmayacağını aynı zamanda Türkiye'nin ekonomi güvenliğini tehdit edecek sonuçlar doğuracağını detaylı bir şekilde izah etmiştik. Zira Marmara Sanayi Bölgesi, Türkiye'deki sanayi tesislerinin üçte birini oluştururken istihdamın da 35'ini karşılıyor.
Bununla birlikte Marmara Sanayi bölgesini oluşturan İstanbul, Bursa ve Kocaeli aynı zamanda illerarası rekabetçilikte de ön sıralarda olan iller. Bu konuda da yönetim kurulu üyesi olduğum Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu'nun (URAK) İllerarası Rekabetçilik Endeksi'ne (İRE) bakmakta fayda var. URAK adına Prof. Dr. Selva Demiralp, Doç. Dr. Cem Çakmaklı ve Dr. Sevcan Yeşiltaş tarafından hazırlanan "Türkiye İllerarası Rekabetçilik Endeksi Raporu 2023" sonuçları önümüzdeki günlerde bir lansman ile açıklanacak. Ancak o zamana kadar ben rapor içeriğinden şu bilgiyi vereyim: İllerarası rekabetçilikte İstanbul açık ara liderken Kocaeli ve Bursa da ilk 6'da yer alıyor.
Hem KOSAM hem de URAK raporlarından yola çıkarak Marmara Bölgesi'nde büyük bir yıkıma neden olacak olası bir deprem felaketinin Türkiye ekonomisine de ağır hasarlar vereceğini öngörmek yanlış olmayacaktır.

128