Yazarın temel iddiası, uzun süreli dezenflasyon programının savaşla birleşerek reel sektörde kalıcı hasara yol açması ve acil politika değişikliği gerekliliğidir. Bunu desteklemek için İş Bankası Genel Müdürü'nün sözlerine ve sanayideki dramatik istihdam kaybına (% 3,2 düşüş) referans verir. Yazının kalbindeki kilit argüman ise çok iyi yönetilen ve verimli firmaların da başarısız olma riskine maruz kalmasıdır—ancak bu firmaları kurtarmanın mali ve makroekonomik sonuçlarını kim üstlenecek?
Sürekli okuyucularımın hatırlayacağı üzere bir süreden bu yana devam eden dezenflasyon programının reel sektör üzerindeki yan etkilerine dikkat çekiyorum. Elbette yüksek enflasyonun oluşturduğu risklerin en aza indirilmesi için enflasyonun düşmesi gerekiyor ve yine geçmişte bu yönde atılan adımları destekleyen yazılarımı bu köşeden yayımlamıştım. Ancak nedeni ne olursa olsun süreç çok uzadı ve artık savaşın etkileri ile beraber bir karar vermek zorundayız.
Reel sektör için sürekli dikkat çektiğim "kalıcı hasar" ihtimalinin giderek güçlendiği bir dönemdeyiz. Bu gerçeklik savaşın emtia fiyatları ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisine ilave olarak büyümeyi düşüren ve enflasyona neden olan bir patikayı da beraberinde getiriyor. Bu bakımdan savaş bugün bitse bile hiçbir şey savaş öncesi dönemdeki gibi olmayacak ya da savaş öncesi döneme dönmek çok uzun süre alacak. Böylesi bir ortam ise savaşa zaten çok kötü bir konjonktürde yakalanan reel sektörün tüm umutlarının ortadan kalkması anlamına geliyor. Zira reel sektör 2026 yılının ikinci ya da üçüncü çeyreğinde finansal koşullarda rahatlama bekliyor ve kendisini finansal koşulların rahatladığı döneme atmak için tüm imkanlarını seferber ederek sabırla gün sayıyordu.
Ancak görünen o ki işler reel sektörün istediği ya da beklediği gibi gitmeyecek. Zira bir programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "Savaş programın süresini uzatır ama hedeflerimizden saptırmaz. Sadece ihtiyaç duyduğumuz süre artacak. 1-1,5 yıl diye öngördüğümüz süre belki 2-2,5 yıllık döneme sirayet edecek." açıklaması bazı işletmelerin havlu atması anlamına geliyor. İşte böyle bir ortamda benim de açıklamalarını ve yaklaşımını her zaman referans aldığım İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran'ın yaptığı son değerlendirme reel sektörün duygularına tercüman oldu. Aran savaşla şekillenen mevcut konjonktürün enflasyonla mücadele programını yürütmeye imkân vermediğini söyleyerek, "Bu ekonomi programından çıkmamız ve yeni bir ekonomi programına geçmemiz dışında nefes alınacak ya da umutlanacak bir yer görünmüyor" diye konuştu.

18