Seri 41 maça çıktı

Galatasaray'ın ikinci yarıda sürpriz bir şekilde 3-0 öndeyken art arda 2 gol yiyerek kabus gördüğü gecede mutluluğu Barış'ın golüyle buldu.
Amed'i küçümsemiyorum ama Galatasaray gibi Devler Ligi'nde oynayan bir takım 3-0'dan skoru 3-2'ye getirmemeli. Dia Saba'nın attığı müthiş frikiği öncesi Torreira'nın rakibine bir faulü yoktu.
Ama Halil Umut Meler yarattı.
Orban'ın muhteşem kafa golünde Eren'in ofsaytı bozması büyük hataydı. 3-0'a kadar Osimhen'siz Galatasaray oyunun ve pozisyonların hakimiydi. 7'nci dakikada Torreira'nın kapıp pasa dönüştürdüğü topa Leao'nun önce yaptığı kontrol sonra da vuruşu mükemmeldi.
Galatasaray'ın baskın oynadığı dakikalarda Yunus'un kaçırdığı gol akıllara ziyandı. 1 dakika sonra Rus prensi Batrakov'un kaleci Lafont'u kontrpiyede bırakan vuruşunun gol olması rahat bir nefes aldırdı.
İkinci yarı yine Rus prens Batrakov'un vuruşuyla skor 3-0 'a gelince tribünler maç bitti havasıyla eğlenmeye başlamıştı ki Dia Saba ve Orban'ın golleri bir anda tansiyonları yükseltti.

İkinci yarıdaki etkisiz oyunun baş nedeni Deniz Gül'ün santrforda başlamasıydı. Çünkü Okan hoca doğru bir 11 ile sahaya çıkmış, kanatlara Yunus ve Leao'yu koymuştu.
Forvet arkasında da yine Batrakov görev yapacaktı. Bu düzen 3-0'a kadar işledi.
Maalesef Okan hoca skorun rahatlığıyla bir de mili takımı düşünerek Deniz'i oyuna aldı. Bu Galatasaray'ın balansını bozdu.