Fenerbahçe hazırlık döneminde Admira Wacker'i 5-0, Pogon'u 4-0, Lask Linz'i 2-1 yendi. Üç maçta üç galibiyet ve sergilenen futbol gayet umut vericiydi...
Ardından resmi maçlar başladı. Gornik Zabrze engeli 1-0 ve 1-1'lik skorlarla geçildi. Sturm Graz'ı ise 2-0 ve 1-0 mağlup ederek, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde play-off turuna yükseldi sarı-lacivertli takım...
Sonra Gençlerbirliği şoku yaşandı. İsmail Kartal, Lyon'la 3 gün sonra oynayacakları maçı düşünerek Greenwood, Semedo, Kante ve Kerem'i kulübeye çekmişti. Fenerbahçe çok farklı ve rahat kazanacağı maçı akıl almaz savunma hatalarıyla 2-1 kaybetti, balayı bitti...
Herkes İsmail Kartal'ı rotasyon yaptığı için adeta yerden yere vurdu. Oysa Kartal'ın 11'de sahaya sürdüğü Mert Müldür, İsmail Yüksek, Oğuz Aydın ve İrfan Can Kahveci yalnızca 2 ay önce Dünya Kupası'nda A Milli Takım forması giymiş, deneyimli futbolculardı. Kağıt üzerinde kadroda sorun yoktu. Taraftarın çok sevdiği Asensio da 11'de yer almıştı. Fakat Marco 60 dakika sahada kalırken hiçbir şey oynamadı. Formayı kapmak ve 11'deki yerini sağlamlaştırmak için bundan güzel fırsat olmazdı ama maalesef kayıptı...
Neticede tabelaya bakıldı ve fatura tabii ki İsmail Kartal'a kesildi. Fakat Kartal'ın yerinde kim olsa bu rotasyonu yapardı ve bence yapmalıydı.
Maçtan sonra A'dan Z'ye herkes hocayı yaylım ateşine tuttu. Neler dediler neler... Başkan Aziz Yıldırım'ın büyük bir hata yaptığı, İsmail Kartal'ın bu kadroyu asla yönetemeyeceği, teknik direktör falan olmadığı, tez zamanda görevden alınması gerektiği ifade edildi. Meczubun teki "kalorifer görevlisi" bile dedi...
Fenerbahçe'nin Lyon'la 1-1 berabere kaldığı maçtan sonra eleştirilerin dozu daha da yükseldi. Yol yakınken İsmail Kartal'la yolların ayrılması gerektiğini, Fenerbahçe'nin bu oyunla ligde ilk üçe bile giremeyeceğini söylediler... Bir kez daha İsmail Kartal'ın kellesini istediler!..

30