Uluslararası ilişkiler disiplininde uzun yıllardır üzerinde tartışılan temel kavramlardan biri "güç"tür. Ancak güç, artık yalnızca askerî kapasite ya da ekonomik yaptırım kabiliyetiyle ölçülmemektedir. Joseph Nye'ın literatüre kazandırdığı "yumuşak güç" (soft power) kavramı, bir ülkenin istediğini zorlayarak değil, cezbederek elde etme kapasitesine işaret eder.
Kültür, değerler, eğitim, insani yardım ve diplomatik dil; bu cazibe üretme kapasitesinin temel araçlarıdır. Yumuşak gücün uygulama alanı ise kamu diplomasisidir. Kamu diplomasisi, devletlerin yalnızca hükümetlerle değil, doğrudan toplumlarla iletişim kurduğu; kalpleri ve zihinleri kazanmayı hedefleyen uzun vadeli bir stratejik etkileşim biçimidir.
TÜRKİYE BURSLARI VE STRATEJİK VİZYON
Türkiye, son yirmi yılda dış politikasını yalnızca klasik diplomatik kanallar üzerinden değil, toplumlar arası etkileşim ve insani bağlar üzerinden de inşa etmeye yönelmiştir. Bu çerçevede Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türkiye'nin yumuşak güç kapasitesini kurumsal bir zemine oturtan en önemli aktörlerden biri olarak temayüz etmektedir. YTB'nin yürüttüğü Türkiye Bursları Programı, kamu diplomasisinin teorik çerçevesini somut ve sürdürülebilir bir pratiğe dönüştüren stratejik bir araçtır.
Kamu diplomasisi, kısa vadeli propaganda faaliyetlerinden farklı olarak, karşılıklı anlayış ve güven üretmeye dayanır. Eğitim ise bu güven inşasının en derin ve kalıcı yollarından biridir. Bir ülkeye eğitim için gelen uluslararası öğrenciler, yalnızca akademik bilgi edinmez; aynı zamanda o ülkenin toplumsal dokusunu, kültürel kodlarını ve siyasal zihniyetini de deneyimler.
Türkiye Bursları'nın her yıl yüz binlerce başvuru alması ve 170'i aşkın ülkeden öğrenciyi Türkiye'de buluşturması, Türkiye'nin küresel ölçekte bir cazibe merkezi hâline geldiğini göstermektedir. Bu tablo, yumuşak gücün soyut bir kavram olmaktan çıkıp ölçülebilir bir kapasiteye dönüştüğünün göstergesidir.
TÜRKİYE'NİN KAMU DİPLOMASİSİ MODELİ
YTB'nin başarısının temelinde, bursu salt bir mali destek mekanizması olarak görmeyen bütüncül yaklaşım yatmaktadır. Üniversite yerleştirmesinden barınmaya, sağlık sigortasından kültürel ve akademik destek programlarına kadar uzanan kapsamlı sistem, öğrenciyi başvuru aşamasından mezuniyet sonrasına kadar takip etmektedir. Bu yaklaşım, kamu diplomasisinin en önemli ilkesi olan "ilişki sürekliliği"ni teminat altına almaktadır. Mezunların ülkelerine döndükten sonra Türkiye ile bağlarını sürdürmeleri, iki ülke arasında beşerî köprülerin oluşmasını sağlamaktadır.
Uluslararası sistemin ciddi kırılmalar yaşadığı, savaşların, eşitsizliklerin ve temsil krizlerinin derinleştiği bir dönemde Türkiye'nin eğitim merkezli bu vizyonu ayrıca anlamlıdır. Yumuşak güç, yalnızca cazibe üretmek değil; aynı zamanda alternatif bir değer seti sunabilmektir. Türkiye'nin tarihsel birikimi, çok kültürlü toplumsal yapısı ve insani diplomasi pratiği, bu alternatif paradigmanın dayanaklarını oluşturmaktadır. YTB'nin faaliyetleri, Türkiye'nin "vicdan eksenli" dış politika söylemini somutlaştıran bir zemin üretmektedir.

9