27 Ağustos 2026'da Lahey'de, işlediği suçlar nedeniyle müebbet hapis cezasını çektiği cezaevinde hayatını kaybeden katil Ratko Mladiç, arkasında Avrupa'nın modern tarihindeki en ağır insanlık suçlarından birinin izlerini bıraktı. Ölümü, bir insanın hayatının sona ermesidir; fakat işlediği suçların tarihi sona ermez.
Bazı ölümler bir dönemi kapatmaz, geçmişi yeniden hatırlatır.
Yugoslavya'nın dağılması, çok kimlikli bir siyasal düzenin çözülmesiyle birlikte etnik milliyetçiliğin devlet, ordu ve propaganda mekanizmaları üzerinden nasıl ölümcül bir siyasete dönüşebileceğinin laboratuvarıydı. Bosna-Hersek'te Müslüman Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar yüzyıllardır aynı coğrafyada yaşıyordu. Fakat siyaset, kimlikleri birlikte yaşamanın zenginliği olmaktan çıkarıp birbirinin varlığına tehdit olarak tanımlamaya başladığında, komşuluk yerini düşmanlığa bıraktı.
Mladiç tam da bu zihniyetin askerî yüzlerinden biriydi.
Srebrenitsa'yı Unutma. İnsanlık Unuttuğunu Tekrarlar
1992'de başlayan Bosna Savaşı boyunca Bosnalı Sırp güçlerinin başındaki Mladiç, Saraybosna'nın kuşatılmasında ve sivillere yönelik saldırılarda belirleyici bir rol oynadı. Şehir 40 aydan fazla kuşatma altında kaldı; yaklaşık 11 bin insan hayatını kaybetti. Fakat Bosna trajedisinin en korkunç sembolü Srebrenitsa oldu.
Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa, Temmuz 1995'te Mladiç komutasındaki güçlerin eline geçti. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar zorla yerlerinden edildi; 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuk sistematik biçimde öldürüldü. Cesetlerin bir kısmı daha sonra mezarlardan çıkarılarak başka toplu mezarlara taşındı; yani suç yalnızca insanları öldürmekle kalmadı, suçun izlerini de ortadan kaldırmaya çalıştı.
İşte bu nedenle Srebrenitsa uluslararası hukuk açısından soykırım olarak tescil edilmiş bir insanlık suçudur.
"Bir Daha Asla"nın İmtihanı: Gazze
Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin 2017 tarihli kararı Mladiç'i soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlallerinden suçlu buldu ve müebbet hapse mahkûm etti. Karar, Srebrenitsa'daki soykırımın yanı sıra Saraybosna'daki sivillere yönelik saldırıları, terörü, zorla nakilleri, cinayetleri ve Birleşmiş Milletler personelinin rehin alınmasını da kapsıyordu. 2021'de temyiz süreci tamamlandı ve mahkûmiyet kesinleşti.
Buradan çıkarılması gereken ders açıktır:
Soykırım bir anda başlamaz.
- Önce dil değişir.
- Sonra insanlar kimliklerine indirgenir.
- Ardından komşu "öteki" olur.
- Sonra "tehdit" ilan edilir.
- Sonra toplu cezalandırma meşrulaştırılır.

3