Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıyla ilgili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2026/108 esas sayılı dosyasında aralarında Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu sanıklar hakkında kırmızı bülten sürecinin başlatıldığını açıklaması, Gazze'de yaşanan ağır ihlaller karşısında "cezasızlık" anlayışının karşısına hukuku koyma iradesinin somutlaşmasıdır. Bakanlığın açıklamasına göre Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında 14 Temmuz 2026 tarihli yakalama emirleri sonrasında uluslararası arama süreci başlatılmıştır.
En kritik mesele soruşturma ve yargılamanın bir veya birkaç kişi ile sınırlı tutulmamasıdır. Gazze'de işlendiği ileri sürülen uluslararası suçlar bakımından sorumluluk zinciri, deliller üzerinden en üst karar mercilerinden fiili uygulayıcılara kadar araştırılmalıdır.
GAZZE'DE CEZASIZLIK DUVARI YIKILIYOR
Türk Ceza Kanunu'nun 76. maddesi soykırımı; belirli bir millî, etnik, ırkî veya dinî grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi amacıyla gerçekleştirilen öldürme, ağır bedensel veya ruhsal zarar verme ve yok oluşa götürecek yaşam koşullarına zorlama gibi fiiller üzerinden tanımlamaktadır. TCK'nın 77. maddesi ise sistematik biçimde işlenen öldürme, yaralama, işkence, eziyet, köleleştirme ve özgürlükten yoksun bırakma gibi eylemleri "insanlığa karşı suç" kapsamında düzenlemektedir. Her iki suç bakımından da zamanaşımı öngörülmemiştir.
Bu nedenle Türkiye'de yapılması gereken, Gazze'deki bütün ağır ihlal iddialarını sistematik biçimde belgeleyen özel bir adli çalışma mekanizması kurmaktır. Cumhuriyet savcılıkları, CMK'nın 160. maddesindeki görev çerçevesinde suç işlendiğine dair ihbar veya emare ortaya çıktığında gerçeği araştırmak ve şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. CMK'nın 161. maddesi de savcıya geniş araştırma ve bilgi isteme yetkileri tanımaktadır.
Şüphesiz, İsrail ordusunda görev yapmış herkes otomatik olarak savaş veya insanlığa karşı suç faili kabul edilemez; ancak belirli bir kişinin sivillere yönelik hukuka aykırı saldırıya katıldığı, yasadışı emir verdiği, emri uyguladığı, işkence veya kötü muamele gerçekleştirdiği yahut suçun işlenmesine bilerek yardım ettiği yönünde somut deliller varsa, o kişi bakımından soruşturma yürütülmesinin önünde hiçbir "üniforma dokunulmazlığı" bulunmamalıdır.
HESAP SORMANIN HUKUKİ ZEMİNİ
Aynı şekilde sorumluluk yalnızca tetiği çeken kişide aranamaz. Emir-komuta zinciri, siyasi karar alma süreçleri, operasyon emirleri, istihbarat raporları, hedef listeleri, saldırı kayıtları, toplantı tutanakları, kamuya açık beyanlar ve dijital deliller birlikte incelenmelidir. Özellikle "emri kim verdi, kim hazırladı, kim onayladı, kim uyguladı ve kim bildiği halde engellemedi" soruları dosyaların merkezine yerleştirilmelidir.
Malvarlığı bakımından da hukuk sistematiğinin işletilmesi gerekmektedir. Şüpheli hakkında somut deliller ve kanuni şartlar mevcutsa CMK'nın koruma tedbirleri kapsamında malvarlığı değerlerine yönelik tedbirler gündeme gelebilir. CMK 128 kapsamında öngörülen şartların oluşması hâlinde taşınır ve taşınmaz mallar, hak ve alacaklar bakımından elkoyma tedbiri uygulanabilmektedir. Bu, cezalandırma değil; delillerin ve ileride verilebilecek müsadere kararının güvence altına alınmasına yönelik bir koruma tedbiridir.

4