Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 10 Mart mutabakatının gereklerini yerine getirmeyen YPG/SDG'ye yönelik "artık tolere etmekte zorlanıyoruz" uyarısı etkili olmuşa benziyor. Ayrıca Şam Yönetimi'nin, Haseke konferansıyla ayrılıkçı mesajlar veren SDG'yle Paris'te yapılacak olan müzakereleri iptal ettiğini duyurması ve ardından operasyon hazırlığına başlaması SDG'nin pozisyonunu değiştirmeye zorladı.
YPG/SDG Sözcüsü İlham Amed, 10 Mart mutabakatına sadık olduklarını ve Suriye'nin toprak bütünlüğünden korunmasından yana olduklarını açıkladı.
YPG/SDG, Ankara ve Şam'dan gelen uyarıların son derece ciddi olduğunun farkında. ABD'nin de katkısıyla varılan 10 Mart mutabakatına uymamaları halinde askeri operasyonla karşı karşıya kalacaklar. Dışişleri Bakanı Fidan, bu gerçeği kendilerine hatırlatmış bulunuyor.
Ne var ki SDG'nin 10 Mart mutabakatına bağlı kalması pek mümkün değil. Şimdilik yumuşayarak, sonu gelmez müzakere ve görüşmelerle zaman kazanmak istiyorlar. SDG'nin 10 Mart mutabakatına uymamasını isteyen-dayatan asıl güç ise İsrail. SDG'nin asıl patronu Tel Aviv. Bu nedenle eninde sonunda dananın kuyruğu Suriye'de kopacak. Türkiye'yi bir süre daha oyalayabilirler elbette; fakat, Fidan'ın uyarılarının son derece ciddi olduğunu ve devletin ortak aklını yansıttığını çok geçmeden kavrayacaklar.
CHP mitingleri ciddiyetini kaybetti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bu miting işine neden bu kadar sardığını yavaş yavaş anlıyorum. Özgür Özel, her gün İstanbul'un ayrı bir ilçesinde, her hafta Türkiye'nin ayrı bir şehrinde mitingler düzenliyor. Kaç miting yaptığını eminim kendisi de hatırlamıyordur.

6