Şam yönetimiyle YPG/SDG arasında gerilim büyüyor. 10 Mart anlaşmasıyla Suriye'ye entegrasyonu kabul eden örgüt, İsrail'in müdahalesinin ardından "ayrılıkçı" modellere tekrardan dümen kırdı. Haseke konferansıyla Şam'a ademimerkeziyetçi-özerklik içeren anayasa çağrısı yapması üzerine Şam yönetimi tepki gösterdi. Fransa himayesinde Paris'te yapılması öngörülen görüşmelere Şam yönetiminin katılmayacağı iddia edildi. Bu gidişat Şam yönetimiyle YPG/SDG arasındaki 10 Mart mutabakatının kağıt üzerinde kaldığı yorumlarını güçlendirdi.
Şam yönetiminin ülkedeki tüm örgüt ve yapıları birleştirme çabaları YPG/SDG'nin yeniden ayrılıkçı yollara sapmasıyla risk altına girdi. ABD ve Türkiye'nin öncülüğünde 10 Mart'ta iki taraf arasında gerçekleşen "entegrasyon" mutabakatının yıl sonuna kadar tamamlanması bekleniyordu. Fakat İsrail'in Süveyda üzerinden Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği askeri müdahale, SDG'yi cesaretlendirdiği gibi 10 Mart mutabakatını da askıya almasını getirdi. Dürzilerin Süveyda da "özerklik" ilan etmeleriyle sonuçlanan hadiselerin de YPG/SDG'nin ayrılıkçı eğilimlerine yol açmak amacıyla tezgahlandığı anlaşılıyor.
O gün bugündür YPG/SDG, İsrail'in açtığı bu yolda, Suriye'yi bölmeyi hedefleyen bir stratejiyle yürümeye başladı. İsrail'in Golan tepeleri ve Süveyda üzerinden SDG'nin kontrolü altında bulunan bölgeler arasında açmaya çalıştı koridor, SDG'nin İsrail'e dümen kırmasıyla yeni çatışmalara ve Suriye'nin bölünmesine zemin oluşturacağa benziyor.
10 Mart mutabakatının gereğinin yerine getirilmemesi Şam yönetiminden daha çok Türkiye'yi rahatsız ediyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yakın zaman önce Suriye'deki tüm gurupları, özellikle de SDG/YPG'yi ayrılıkçı yollara sapmaması yönünde uyarma gereği duydu. Ayrıca, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de İsrail'in Suriye'ye yönelik müdahalesini "Terörsüz Türkiye" sürecini zehirleme çabası olarak değerlendirdiğini ve SDG'yi bu oyuna gelmemesi için sert bir şekilde uyardığını hatırlatalım.

7