Meclis'e sunulan "çerçeve" yasanın iki yıl gibi bir sürede, aceleye getirilmeden, titiz bir çalışmayla şekillendiğini söylemek mümkün. İnce elenip sık dokunmuş.
Kanun teklifi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'nin kamuoyuna duyurduğu temel prensiplerle bire bir örtüşüyor. Ortada "sözde farklı, özde farklı" bir metin yok.
Temel ilke baştan nettir: PKK'nın silahları bıraktığı teyit edilmeden hiçbir adım atılmayacak.
Meclis'e sunulan 12 maddelik teklifteki "MGK" ayrıntısı, bu ilkenin korunduğunu açıkça gösteriyor. Teklife göre, örgütün kontrolündeki tüm yapı ve unsurlarıyla fiili varlığını sonlandırdığı ve tamamen silahsızlandığı önce güvenlik kurumlarınca tespit edilecek. Bu tespitin kesinleşmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) teyidi şartı aranacak. Kanun, MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra yürürlüğe girecek.
Sürecin yönetimi ve takibi öncelikle Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve MGK Genel Sekreterliği tarafından yürütülecek. Dolayısıyla bütün ipler doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinde olacak.
Kanunun ayrıntılarında açık ya da örtülü bir af bulunmuyor. Ne var ki "örtülü af" tabiri kulağa hoş geldiği için siyasette revaçta. Oysa metinde sadece, sıkı kontrol altında, belirli soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyet kararlarının ertelenmesi söz konusu. Dosyalar ortadan kaldırılmıyor, deliller yok edilmiyor. Aksi halde dosyalar yeniden açılabilecek.

12