Sözleri demokrasi ama kavgaları bağımsız devlet
İmralı, Kandil ve DEM cephesinin, 40 yıldır süren silahlı teröre son vermek için dillerinden düşürmedikleri argümanlar artık ezbere dönüşmüş durumda:
"Devlet kurma amacından çoktan vazgeçtik. Ne federasyon, ne Türkiye'den ayrılma gibi bir hedefimiz var. Tek isteğimiz demokratikleşme, demokratik cumhuriyet."
Bu söylem, yalnızca bu cepheyle sınırlı da değil. Onlara yandaş siyasi partiler, bazı akademisyenler, gazeteciler, medya aktörleri ve iyi niyetli ama saf bir kitle de sık sık İmralı'dan alıntılar yapıyor; Kandil'deki örgüt yöneticilerinin ve DEM'lilerin açıklamalarını kamuoyunun önüne taşıyor. Sonra da şu sonucu "kanıtladıklarını" iddia ediyorlar:
Sorun devlette, sorun iktidarda. Yoksa İmralı-Kandil ve DEM çoktan ayrılma fikrinden vazgeçmiştir; hedefleri yalnızca Türkiye'nin demokratikleşmesidir.
Ancak bu çevrelerin ısrarla kaçındığı tek bir soru var:
Madem hedef demokrasi, o halde 40 yıldır neden silahları bırakmadılar
Demokratik taleplerin adresi siyasetken, neden binlerce insanın hayatına mal olan silahlı terör tercih edildi Ayrı bir devlet hedefi yoksa, on yıllar boyunca süren bu kanlı mücadelenin izahı nedir
Gerçek şu ki; İmralı, PKK ve DEM'in sözlerinde demokrasi var ama kavgaları devlet kurma kavgası.
Eğer gerçekten ayrı bir devlet hedefleri olmasaydı, bu kadar ağır bedeller ödeten silahları çoktan terk etmiş olmaları gerekmez miydi
Suriye'de yaşanan son gelişmeler bu gerçeği bir kez daha açık biçimde ortaya koydu. PKK ve DEM çevrelerinde yükselen endişenin sebebi ne Türkiye'deki demokratikleşme ne de bölgesel barıştı. Asıl kaygı, Suriye'de PKK'ya "vaat edilen devlet" projesinin tehlikeye girmesiydi.

8