Sabotaj adres değiştirdi: Hürmüz!

ABD ile İran arasındaki barış görüşmeleri sürerken, bölgesel aktörler baştan beri İsrail'in Lübnan cephesi üzerinden olası sabotaj girişimlerine dikkat çekiyor ve tarafları tedbir almaya davet ediyordu. Ne var ki, ateşkes sağlanmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi, Tahran'ı harekete geçirdi. İran, Hürmüz'ü kapatmanın ötesinde ilk kez doğrudan İsrail'e füze saldırısı düzenledi.

ABD'nin baskısıyla İsrail dizginlenmeye çalışılırken, sabotajın adresi kısa sürede Hürmüz Boğazı'na taşındı. Zira ABD ile İran'ın birbirini hedef alan saldırıları sürerken, dünyanın umut bağladığı müzakereler de askıya alındı. Taraflar karşılıklı olarak çok sert tehditler savururken, "başa dönme" ihtimali her geçen gün güçleniyor.

ABD Başkanı Trump, "Böyle devam ederse kaldığımız yerden savaşa dönebiliriz" derken, İran da ABD üslerini hedef alan saldırılarına hız kesmeden devam ediyor. Tahran'dan yapılan açıklamalar, adeta savaşın ilk gününü yansıtan bir üslup taşıyor.

Tüm bu gerilimin ve küçük çaplı çatışmaların odağında ise Hürmüz var. Mutabakat zaptında boğazın açılması konusunda taraflar uzlaştı; ancak bunun kapsamına dair görüş ayrılığı giderilebilmiş değil. Zaptta bırakılan bu açık kapı, Tahran'ın kendi çizdiği "güvenli" rotayı takip etmeyen ticari gemilere müdahalesini doğurdu. ABD korumasındaki Umman kıyısını izleyen ticaret gemileri, Tahran tarafından Hürmüz'e yerleştirilmek istenen yeni düzene karşı bir "meydan okuma" olarak okunuyor.