Terörsüz Türkiye" süreci tıkandı mı, dondu mu, yoksa sorunsuz şekilde yoluna devam mı ediyor
DEM ve Kandil cephesinde artan şikayetler, yer yer yükselen tehditler sürecin pek de yolunda gitmediğine dair sinyaller veriyor. Hükümet tarafından da "örgütün silah bırakma" sözünü yerine getirmediğine dair bugünlerde yapılan dikkat çekici açıklamalar, süreçle ilgili bazı sorunlar yaşandığını açıkça gösteriyor.
Çözüm sürecinde yaşanan sorunları, tıkanma noktalarını ve Hükümetin şu anki pozisyonunu bu süreçte çok önemli görevler almış bir isme sordum. Aldığım yanıtları yorum yapmadan özetle aktarıyorum:
Siyaset üzerine düşeni yaptı. AK Parti olarak Cumhur İttifakı ortağımız MHP'yle birlikte bugüne kadar ezber bozan adımlar attık. Meclis'te bir komisyon kurulmasını istediler; iktidarıyla muhalefetiyle bütün partilerin, temsilcilerin olduğu komisyonu kurup çalışmalara başladık. Komisyonun İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile görüşmesini istediler, gidip görüştük, düşünce ve önerilerini aldık. Meclis'te çözüm raporu hazırlanmasını istediler, günlerce mesai yapıp bir yol haritası oluşturduk.
Devlet sözünü tuttu, siyaset üzerine düşeni yaptı ama PKK silahları bırakmak istemiyor. Meclis'te hazırlanan yol haritasında da yer alan silahların bırakılmasına ilişkin şu ana kadar devlet herhangi bir gelişmeyi teyit edemedi. İmralı'nın "silahları bırakın" çağrısının gerekleri yerine getirilmedi. Kandil, işi pazarlık noktasına çekmeye çalışıyor, İmralı da öyle. Açıkçası DEM de PKK'nın silahları bırakmasını istemiyor.
"ÖCALAN'A STATÜ" YASASI
Sürekli el yükseltiyorlar. Yeni şartlar öne sürüyorlar: "Öcalan'a şöyle statü yasası çıkarılsın", "PKK'ya şu kanun çıkarılsın" diye. Oysa örgüt silahları bırakacak, devlet de Meclis'te hazırlanan ortak rapora ve yol haritasına göre gereken adımları atacak, yasaları çıkaracaktı. "Önce yasa çıkarılacak" diye bir şart yoktu. Pazarlık yapılmayacaktı. Devlet istediklerini yaparak zaten samimiyetini kanıtladı. Meclis Komisyon Başkanı Numan Bey'in son açıklamalarına bakın: "Siyaset kurumu üzerine düşeni yaptı, sıra örgütün silahları bırakmasında" dedi.
"İSRAİL, PKK'YA 'SİLAHLARI SAKIN BIRAKMAYIN' DİYOR"
Sürecin gidişatında PKK kaynaklı bazı sorunların yaşanmasında ABD-İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar etkili oldu. İsrail'in PKK'ya "silahları sakın bırakmayın, İran'da işleri yoluna koyduktan sonra Suriye sahasıyla ilgili adımlar atacağız ve sizinle daha yakından ilgileneceğiz" sözü verdiğini duyuyoruz. Kandil de İsrail'in kendilerine can simidi atmasını bekliyor. Zaten Kandil, çözüm sürecini "kerhen" yürütüyor. İmralı'nın silahları bırakma çağrısına "Öcalan'ı boşa düşürmemek" için uymuş göründüler. Ancak şu ana kadar silahları bırakma niyeti taşıdıklarını gösteren sembolik, göstermelik adımların ötesine maalesef geçmediler.

11