Özgür Özel'in dezenformasyon siyaseti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığıyla ilgili ciddi iddialar ortaya attı. Ancak bu iddiaları ne kanıtlayabildi ne de arkasında durabildi. Dahası, Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulatan bir kripto FETÖ şebekesinin deşifre olmasına zemin hazırladı.

Bu tablo bir gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor: CHP'de genel başkanlar değişiyor, fakat siyaset yapma biçimi değişmiyor. Kemal Kılıçdaroğlu döneminde de benzer bir tablo vardı. FETÖ bağlantılı danışmanların yönlendirmeleriyle şekillendiği sıkça dile getirilen bir siyaset tarzı hakimdi. Bu tarzın merkezinde ise dezenformasyon vardı.

Üstelik bu sıradan bir dezenformasyon değildi; "belgeli" olduğu iddia edilen, fakat sonrasında tartışmalı hale gelen iddialar üzerinden yürütülen bir siyaset söz konusuydu. "ByLock kullanan 180 AK Partili vekil" iddiası bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Listenin ilk sırasını ise Deniz Baykal'a kurulan kumpasın Erdoğan tarafından organize edildiğini öne süren, "bunu, genel merkeze gelen maskeli kişilerin izlettirdiği görüntülerden anladığını" belirttiği yalan alır. "Katarlılara sınavsız üniversite hakkı verildiği" iddiası ise günlerce kamuoyunu meşgul etti, ancak gerçek dışı, kocaman bir yalandı.

Özgür Özel, selefini partiden uzaklaştırdı ama görünen o ki onun siyaset tarzını aynen devraldı. 17 Mart'ta Akın Gürlek'in 452 milyon liralık taşınmazlara sahip olduğunu iddia etti. Ancak Gürlek'in tapu kayıtlarını açıklamasıyla bu iddia kısa sürede çöktü.