Oslo sızıntısı

Tam 15 yıl olmuş. 2011'in Eylül ayında, PKK'nın yarı resmi haber ajansı DİHA'da, dönemin MİT yöneticileriyle PKK'nın Kandil'deki lider kadrosu arasında geçen "çözüm süreci"ne ait ses kayıtları sızdırıldı.

Bu kayıtlar, çözüm sürecini destekleyen çevrelerce her ne kadar "normal" karşılansa da iktidar ile muhalefet arasında büyük atışmalara yol açtı.

Asıl deprem ise 8 Şubat 2012'de, "KCK soruşturması" kapsamında FETÖ'cü savcıların MİT yöneticilerini ifadeye çağırmasıyla yaşandı. Görüşme kayıtları, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın tutuklanması ve Fidan'dan Başbakan Erdoğan'a uzanacak siyasi bir darbe girişimine dönüştü.

Buna karşılık siyasi irade, Meclis'te yaptığı yasa değişikliğiyle MİT mensuplarının ifade vermesini Başbakan'ın iznine tabi kıldı. Sonraki yıllarda Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan üzerinden kendisinin hedef alındığını açıklayacaktı.

Oslo sızıntıları üzerinden devlet içi darbe girişimi savuşturuldu fakat sızıntının kaynağı ve sorumluları resmi olarak kamuoyuna açıklanmadı.

MİT'in konuyla ilgili yürüttüğü soruşturmada oklar PKK'yı işaret ediyordu. MİT, Oslo görüşmelerini gizlice kaydedenin PKK olduğunu tespit etti. Kayıtların ilk kez PKK'ya yakın DİHA'da yayınlanması da bu tespiti güçlendiriyordu.

PKK'nın Oslo'yu sızdırma gerekçesi ise o dönem FETÖ'nün başlattığı ve dalga dalga yürüttüğü KCK operasyonlarına "misilleme" olarak yorumlandı.

Bu tarihi hatırlatmaların sebebi, 20 Temmuz tarihli, İmralı kaynaklı tartışma yaratan bir görüşme notu. Yine PKK'ya yakın olduğu ifade edilen, ancak benim PKK'ya biraz mesafeli durduğunu düşündüğüm Avrupa merkezli bir internet sitesinde yayınlandı. Bu görüşmeye PKK'nın Kandil'deki liderlerinin katıldığı iddia ediliyor.