PKK'nın Suriye uzantısı PYD'nin askeri kolu YPG'nin sorumlusu olan Şahin Cilo'nun, Amerikan destekli SDG'nin komutanı "General Mazlum Abdi"ye dönüşme hikayesi son derece dikkat çekicidir.
Kandil'den Suriye'ye gönderildiğinde, hikayenin bu noktaya evrileceğinden kendisinin de pek emin olmadığı anlaşılıyor. 2014'teki Kobani süreci, hem PKK hem de Mazlum Abdi açısından gerçek bir kırılma anı oldu.
ABD hükümeti, terör listesinde yer alan PKK'nın, 2003'te Kandil'de "sipariş üzerine" kurdurulan Suriye kolu PYD/SDG için her yıl yüz milyonlarca dolar ayırmaya başladı. Binlerce TIR silah ve mühimmat sevk edildi.
Mazlum Abdi ve ekibi, CENTCOM komutanlarıyla neredeyse her gün aynı karelerde görünmeye başladı.
Ne Kandil ne de Mazlum Abdi gözlerine inanabiliyordu.
Artık fiilen bir "devlet" sahibi olmuşlardı.
2014'te Türkiye'de çözüm sürecinin bozulmasıyla eş zamanlı olarak, PKK'ya Suriye için "vaat edilen" yapı fiilen kurulmuştu.
Bu dönemde Mazlum Abdi'nin yıldızı hızla parladı.
"General Mazlum" aşağı, "General Mazlum" yukarı...
Pazarlama makinesi devreye sokuldu.
Kulislere Mazlum Abdi'nin Abdullah Öcalan'ın "manevi oğlu" olduğu fısıldandı. İnandırıcılığı artırmak için Öcalan'ın Lübnan albümünden bir fotoğraf dolaşıma sokuldu ve bu hikaye pekiştirildi.
Abdullah Öcalan da İmralı'da görüştüğü devlet yetkililerine, "manevi oğlu Mazlum'un kendisine bağlı olduğunu ve sözünü dinleyeceğini" anlatıp durdu.
Ne var ki Şahin Cilo, ABD'nin gölgesini kendi gücü sanarak gerçeklerle bağını çoktan koparmıştı.
Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı silah bırakma ve fesih çağrısının kendilerini kapsamadığını açıkça ilan etti. Bu tutumda İsrail'in cesaretlendirmesi ve Kandil'in etkisi elbette vardı. Ancak belirleyici olan, Mazlum Abdi'nin kendisini dev aynasında görmesiydi.
Bugün İsrail gibi bir devlet bile İngiltere, ABD ve Batı'nın tüm desteğine rağmen ayakta kalmak için soykırım ve katliamlarla boğuşurken; SDG'nin Arap nüfusu sürerek, Arap coğrafyasının ortasına "ikinci bir İsrail" kondurabileceğini sanması, tam anlamıyla bir aymazlık ve bilinç çarpıklığıydı.
Sonunda coğrafyanın gerçekleri konuştu, rasyonalite galip geldi.
Fırat'ın doğusunda dahi nüfusun yüzde 50'sini oluşturmayan SDG'nin, etnik bir gruba devlet kurma hayali çöktü.
"General Mazlum"un yenilgisi, en çok Abdullah Öcalan'ı zor durumda bıraktı.

5