Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, Barzani'ye yakın bir kanala verdiği ama orada yayımlanmayan röportaj, Kürt meselesiyle ilgili ezberleri bozacak açıklamalar içeriyor. Asıl ilginç olan ise şu:
PKK/SDG çizgisinde olduğunu iddia edenlerin yıllardır "Kürtleri savunuyoruz" diye kurdukları dil, Şara'nın söylediklerinin gerisinde kalıyor.
Şara ne diyor
"Silaha gerek yok."
"Tek bir damla kan dökülmesine gerek yok."
"Kürtlerin hakkı anayasal güvencedir, bir liderin lütfu değildir."
"Gerçek güvence Suriye devletidir."
Şimdi soralım:
Bunları kim söylüyor
PKK mı SDG mi Kandil mi
Hayır. Suriye'nin Cumhurbaşkanı söylüyor.
PKK çizgisi ise tam tersini yapıyor. Kürtlerin hakkını savunmak yerine, örgütün pozisyonunu savunuyor. Kürtleri korumak yerine, Kürtleri çatışmanın içine hapsediyor. Kürtleri devletle buluşturmak yerine, devletten koparıyor.
Şara'nın işaret ettiği temel sorun çok açık: SDG çok başlı bir yapı. Kandil bağlantısı, Suriye'de çözümün önündeki en büyük engel. Türkiye ile yarım asırlık bir çatışmanın faturasını Suriye'ye ödetmeye çalışıyorlar. Bu, Kürtleri korumak değil, Kürtleri ateş hattına sürmek demek.
Bugün gelinen noktada tablo daha da net.
10 Mart Mutabakatı ortada.
Entegrasyon çağrısı ortada.
Ama SDG ayak diretiyor.
Neden
Çünkü entegrasyon olursa silahlı yapı dağılacak.
Çünkü entegrasyon olursa Kandil devre dışı kalacak.
Çünkü entegrasyon olursa "örgüt" bitecek, "Kürt" kalacak.
İşte istemedikleri tam olarak bu.
Halep'te Kürtleri canlı kalkan olarak kullananlar kimdi

3