Kemal Kılıçdaroğlu bir döndü pir döndü. Lafı eğip bükmeden "mahkeme mutlak butlan kararı verirse mahkemeyi tanımıyorum demem. CHP'yi kayyıma terk etmem" dedi. CHP'yi 13 yıl yönettiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu'nun bu kararlı tutumu Özgür Özel'i adeta çıldırttı. Kılıçdaroğlu'na tepki gösteren Özel, "Sayın Genel Başkan kayyım meselesini yanlış biliyor. Kayyım dediğiniz yapı partiyi yönetmiyor zaten" diyerek CHP'nin başına Kılıçdaroğlu geleceğine kayyım atanmasına razı olduğunu açık etti.
Özgür Özel bu sözleriyle CHP'nin kurumsal kişiliğine büyük ayıp etti. 13 yıl CHP'yi yönetmiş, cumhurbaşkanı adayı olmuş Kemal Bey'in yerine kayyıma tercih etmek kendisi adına büyük saygısızlık.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun uzun süre kaçak güreştiğini düşünürsek birdenbire, çok kararlı bir şekilde "mahkeme kararı çıkarsa partinin başına dönerim, CHP'yi kayyıma bırakmam" sözleri güçlü bir özgüveni yansıtıyor. Bu özgüvenin İmamoğlu davasındaki itirafçıların sayısının artmasıyla bağlantılı olduğunu düşünüyorum.
Özgür Özel'in adeta Ekrem İmamoğlu'nun atadığı "genel müdür" gibi davranması, İmamoğlu ile arasına mesafe koymaması CHP'ye karşı büyük bir güvensizlik oluşmasını sağladığı gibi aynı zamanda itibar kaybına da neden oldu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu koşullarda kararlı hareket etmesi, CHP'de ibrenin Kılıçdaroğlu'na doğru dönmesine yol açtı. Özgür Özel'in çatışmacı ve öfkeli dili, çözüm üretmekten uzak yaklaşımları ve Silivri vesayetinden çıkmaması CHP'nin tekrar eski genel başkan Kılıçdaroğlu'nun yönetimine geçmesine zemin hazırladı. Mahkeme kararı ne olur bilinmez fakat şaibeli kurultayın geçersiz sayılması yönündeki bir karar ikinci Kemal Kılıçdaroğlu döneminin başlamasını sağlayacağa benziyor.

122