İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunduğu 14 maddelik tekliften memnun olmadığını açıklayan Trump, savaş kartını yeniden masaya süreceği tehdidinde bulunuyor.
Nitekim İran'ın teklifinde Trump'ın öncelik verdiği "nükleer dosya" yok. İran "nükleer dosyayı" bir sonraki müzakerelere erteliyor. Tahran, bir aylık bir ateşkes öneriyor; bu sürede savaşın tamamen sonlandırılmasını, Hürmüz'ün yönetiminde anlaşma sağlanarak boğazın açılmasını, Amerikan ablukasının ve yaptırımların kaldırılmasını istiyor.
Lideri ve yönetim kadrosu öldürüldüğü, hava ve deniz kuvvetlerinin yok edildiği, kara güçlerinin ağır darbeler aldığı, abluka altında ekonomik dayanma gücü kalmadığı savunulan İran'ın ABD'ye bu cüretkar teklifi sunması akıllara gücünü nereden, hangi hesaptan aldığı sorusunu getiriyor
Bu teklife en çok Trump'ın şaşırdığını ve sinirlendiğini savurduğu tehditlerden anlıyoruz. Peki dayanma gücü "haftalarla sınırlı" olduğu iddia edilen İran'ın bu özgüveninin dayanağı nedir
Trump yönetiminin söylemleriyle İran'ın gerçekleri arasındaki uyuşmazlık sorumuzun cevabını verebilir.
Pentagon'un Nisan 2026 tarihli İran raporu, Trump'ın söylemlerinin aksine İran'ın askeri kabiliyetlerini koruduğunu ve bölgede caydırıcı bir güç olmaya devam ettiğini gösteriyor. İran, ABD'nin kendi istihbaratının -Trump'ın iyimserliğine rağmen- savaşı kazanmanın mümkün olmadığını teyit ettiğini görüyor. İran'ın en büyük dayanak noktası tam da bu Pentagon raporudur.
Ayrıca İran, ABD'nin savaşın ekonomik maliyetini kaldıramayacağını düşünüyor. Resmî rakam 25 milyar dolar olsa da sızan bilgilere göre gerçek maliyet 40-50 milyar dolar civarında. Üstelik İran'ın misillemelerinde Bahreyn'deki 5. Filo Karargahı da dahil en az 9 ABD tesisinde hasar oluştu; bu tesislerin onarımı bile milyarları buluyor. Tahran, sabır göstererek bu maliyetlere biraz daha direnebileceğini; fakat Trump ve ABD'nin, özellikle yaklaşan Kasım seçimlerini göz önünde bulundurarak uzayan sürecin mali yükünü taşıyamayacağını hesaplıyor.

4