İkinci Sevr'e mi gidiliyor

İmralı heyeti Öcalan'ın 'ikinci Sevr' sözlerini medyaya sızıyor; bu hareketi barış süreci için mı, yoksa kamuoyunu kışkırtmak için mi yapıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İmralı heyetinin Öcalan'ın seçme sözlerini basına vermesiyle çözüm sürecini sabote etme kastı taşıdığını ileri sürmektedir. Bahçeli ve Öcalan'ı çatıştırmaya yönelik bu hamleyi kamuoyunda 'ikinci Sevr' korkusu yaratarak normalleşme sürecine zarar verme girişimi olarak görmektedir. Ancak söz konusu ifadelerin tam bağlamından kopuk sunulmuş olması, bu sözlere karşı çıkışın kendisinin de seçici bir tavrını yansıtmıyor mu?

Biz de Ruşen Çakır'ın yalancısıyız; Abdullah Öcalan, İmralı heyetine tam olarak şöyle demiş:

"Türkiye'de cesur olan Devlet Bahçeli'dir. DEM'lilere de beni hatırlatıyor ve 'kurucu önderi esas alın' diyor. Evet, ikinci Sevr'e gidiliyor. Balkanlar'daki durum gibi. Siyaset 'terörist başı ile görüşmem' diyordu. Bahçeli en son cesurca 'Ben giderim' dedi."

Türk kamuoyu "İkinci Sevr'e gidiliyor, Balkanlar'daki durum gibi" sözlerini duyduğunda herhalde "Terörsüz Türkiye" sürecine olan mesafesini daha da artıracaktır.

Sevr, Anadolu'nun Türklerin elinden çıkması anlamına geliyordu. Bunun yarattığı travma hala aşılabilmiş değil. Türkler için Sevr korkusunun derinliğini ve dehşetini anlatmaya gerek yok sanırım.

Hal böyleyken, İmralı heyetinin - her fırsatta Öcalan'ı eleştirip Kandil'i yücelten- Ruşen Çakır'a görüşme tutanaklarını vermesi ciddi şüpheler uyandırıyor. İmralı heyeti neden "ikinci Sevr" tartışması başlatmak ister Böyle bir niyetleri yoksa, o notları üzerinden hayli zaman geçmesine rağmen neden Ruşen Çakır'a verip tartışma başlatmak isterler