Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kore dönüşü fon kriziyle ilgili yaptığı açıklamalar kuşkusuz çok önemliydi. Ancak "Hiç ummadığınız insanlar bu işlerin içerisine girmişler" sözü daha etkileyici, hatta sarsıcıydı. Bu ifade, Erdoğan'ın şahsen bu krizden nasıl etkilendiğini de açıkça ortaya koyuyor.
Fon dolandırıcılığı ilk patladığında, boyutları ortaya çıkmaya başladığında Sayın Cumhurbaşkanı'nın yüzündeki öfke dikkatimi çekmişti. Sebebi, yakından tanıdığı insanların da adının bu yolsuzluk içinde anılmasıydı elbette.
Hatırlarsınız; kişisel hırslarını davasının önüne koyanlardan, nefsine yenik düşenlere ve şeytana uyanlara kadar birçok şeyden bahsetmişti.
Sürecin Cumhurbaşkanı üzerindeki kişisel ve duygusal yansımalarıydı bunlar. Kişisel bir şaşkınlığı, öfkeyi yansıtıyordu. Fatma Betül Sayan'ın mesela, adının bu işlerde geçmesi sarsıcıydı. Yıllardır Cumhurbaşkanı'nın yanında görülen, bakanlık yapan, AK Parti'nin Genel Başkan Yardımcılığı gibi bir görevi üstlenen bir isim. Cumhurbaşkanı'nı öfkelendirmemesi, üzmemesi mümkün mü Keza Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim kampanyasını yürüten Ertan Aydın ve Sayın Cumhurbaşkanı'na yol arkadaşlığı yapmış üst düzey bazı isimlerin çocukları...
Ateş çemberi içindeki Türkiye'yi güçlü bir şekilde ayakta tutmaya çalışan, ülkenin yeni yüzyılını inşa etmek için gecesini gündüzüne katan, bu yüzden İsrail gibi küresel Siyonist ağın hedefi haline gelen Erdoğan'ı, maalesef en yakınında olan isimlerin karıştığı yolsuzluklar üzerinden bugün vuruyorlar.
Erdoğan'ın şu ifadelerine dikkat lütfen: "Rüşvet, usulsüzlük, suiistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var Nedir bu gerçek Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor."

8