Abdullah Gül'ün BBC Türkçe'ye verdiği röportaj, siyasi kulislerde geniş yankı buldu. Yıllardır sessizliğini koruyan, köşkten ineli beri siyasetin uzağında duran Gül, tam da AK Parti'nin kuruluş yıldönümünde mikrofonu eline aldı. Zamanlama, bir tesadüften çok daha fazlasını çağrıştırıyor.
Gül, röportajda AK Parti'nin kuruluşunun kolektif bir çalışma olduğunu belirtirken aslında "Kurucu irade" ve "ilk dönem vizyonu"na yaptığı atıflar, bugüne yönelik bir eleştiri olarak okundu.
Erdoğan Gerçeği
Ancak Gül ve Arınç'ın kendilerini Erdoğan ile eşitleme çabası, siyasi tarihle barışık bir yorum değil. Evet, Gül ve Arınç da o masada oturdu. Ama AK Parti'yi kuran ekip içinde kitlelerin gözünde öne çıkan, sokakta karşılık bulan, mitinglerde coşku yaratan isim Recep Tayyip Erdoğan'dı.
İstanbul'un efsane belediye başkanı. Yasaklı siyasetçi. Wikileaks belgelerinde dahi AK Parti'yi kuran ekip içinde "lider isim" olarak geçen kişi Erdoğan'dır. AK Parti, ilk günden itibaren lider odaklı kurulan bir partidir ve bu lider Erdoğan'dır.
Gül ve Arınç, o masada oturan önemli iki isim olabilir. Ama masanın başında kimin oturduğunu unutmak, tarihi yeniden yazmaya kalkışmaktır.
Gül'ün röportajı, Gelecek Partisi'nin kapanışının hemen ardından ve AK Parti'nin kuruluş yıldönümü gününde yayınlandı. Davutoğlu'nun siyaset sahnesinden çekilmesiyle oluşan boşlukta Gül'ün birden ortaya çıkması, "Ben hala buradayım" demekten öte bir anlam taşıyor.
Erdoğan aynı akşam kuruluş yıldönümü mitinginde promter olmadan, göz teması kurarak "Buradayım, siyasete devam" mesajını verdi. Gül sabah hamle yaptı, Erdoğan akşam cevap verdi.

14