Dış destek çekilince 48 saatte dağıldılar

Suriye'de son günlerde yaşananlar, SDG/YPG yapısının gerçek gücünü bütün çıplaklığıyla ortaya koydu. Suriye ordusunun Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden başlattığı operasyonun ardından, YPG yalnızca 48 saat içinde Fırat'ın batısı başta olmak üzere kontrol ettiği alanların yaklaşık yüzde 70'ini kaybetti.

Bu tablo, SDG/YPG'nin Suriye'de kurduğu hakimiyetin iç dinamiklere değil, neredeyse tamamen dış desteğe dayandığını bir kez daha gösterdi. Bugün gelinen noktada örgüt, Haseke, Kamışlı ve Derik gibi dar bir alana sıkışmış durumda. Şam yönetiminin "tam entegrasyon" vurgusunu artırması da, bu bölgelerden çıkarılmanın artık hedeflendiğini gösteriyor.

Askeri sahadaki bu çözülme, diplomatik cephede yaşananlarla birleşince tablo daha da netleşiyor. ABD elçisi Tom Barrack'ın, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve SDG yöneticisi Mazlum Abdi ile yaptığı görüşmede, Abdi'nin 18 Ocak'ta varılan mutabakata uymayacağını söylemesi, SDG açısından bir kırılma anı oldu. Bu tutumun ardından Washington'ın Abdi'ye mesafe koyduğu, buna karşılık Şara yönetimini desteklediği anlaşılıyor.

Nitekim bu görüşmeden hemen sonra Donald Trump ile Şara arasında yapılan temaslarda, "terörle mücadele" ve "Suriye'nin toprak bütünlüğü" başlıklarında işbirliğinin teyit edilmesi tesadüf değil. Bu gelişme, SDG'nin Amerikan desteğini kaybettiğini; Şam yönetiminin ise ülkenin siyasi birliğini sağlama konusunda Washington'dan destek aldığını gösteriyor.

Oysa 18 Ocak mutabakatı, SDG/YPG açısından rasyonel bir çıkış yoluydu. En azından örgütün sınırlı da olsa siyasi varlığını korumasını sağlayabilirdi. Ancak bu noktada devreye giren yine değişmedi: Kandil.

Mazlum Abdi'nin imzaladığı anlaşmayı iki gün sonra reddetmesi, bu kararın sahadaki gerçeklerden değil, Kandil'den gelen müdahaleden kaynaklandığını açıkça ortaya koydu. ABD elçisinin, Abdi'ye hitaben "karar verici bir lider olmadığı, Kandil'den talimat aldığı" yönündeki çıkışı da durumu özetliyor. Kandil ve SDG'nin şu an elinde 18 Ocak anlaşmasından başka tutunabileceği bir dal yok. İlk tepkilerinin ardından, dönüp dolaşıp tekrar bu anlaşmayı kabule yanaşabilirler.