PKK'nın Kandil'deki en önemli yöneticilerinden Murat Karayılan, örgütün Türkiye Irak sınırındaki üslenme alanlarından Metina'dan çekildiklerini açıkladı. Boşaltılan bölge, zamanında örgütün "kurtarılmış alan" ilan ettiği yerin tam merkezinde. Devlet heyeti şehirdeki hücrelerin de çekilmesini istedi; Karayılan "özel kuvvetleri çektik" diyor.
Metina, Şırnak ve Hakkari'ye yaslanan büyük dağ silsilesinin kalbinde. Irak'ın kuzeyine doğru derinleşen bölgeyi kontrol eden bu dağ, kimin elindeyse o hattın hakimi o. Örgüt de bunu biliyor, devlet de. Yıllarca "Medya savunma alanları"nın merkezi sayıldı burası. Şimdi boş. Karayılan'ın açıklamaları, çekilmenin pazarlık değil, talimatla olduğunu gösteriyor. Devlet istedi, Kandil boşalttı.
Aynı senaryonun izleri 2009-2011 arasında da vardı. "Demokratik açılım" sürecinde örgüt şehirlerde hücreler kurdu, patlayıcı stokladı. Sonradan sızan kayıtlarla deşifre oldu. Bu kez istihbarat, hücrelerin yerini biliyor. Devlet heyeti bunu açıkça söylüyor. Karayılan da şehirlerdeki "özel kuvvetlerini" çektiklerini itiraf ediyor. Yani dağ boşalıyor, şehir de. Ama soru şu: Bu çekilme kalıcı mı, yoksa yeni bir pozisyon alma mı
Karayılan'ın açıklamaları, çekilmenin gerekçesini de ortaya koyuyor. Devlet heyeti, güvenlik açısından tehdit oluşturmadıklarını görmek için bu adımı istemiş. Örgüt de "süreç tıkanmasın" diye çekilmiş. Ama asıl mesele şu: Örgüt, devletin elindeki gerekçeleri ortadan kaldırdığını iddia ediyor!
Peki bu ne anlama geliyor İki ihtimal var. Birincisi, örgüt gerçekten silahsızlanma sürecini ciddiye alıyor. İkincisi, taktiksel bir geri çekilme yapıyor. Metina'dan çekilmek, dağdan vazgeçmek değil; pozisyon değiştirmek olabilir. Şehirlerdeki hücreleri çekmek, şehirlerden vazgeçmek değil; görünmez olmak olabilir. Bu sorunun cevabı, önümüzdeki günlerde netleşecek.
Devlet cephesinden bakıldığında tablo şöyle: İstihbarat, örgütün şehirlerdeki hücrelerini biliyor. Devlet heyeti, bu hücrelerin çekilmesini istiyor. Karayılan da çekildiklerini söylüyor. Ama devletin asıl beklediği, silahların tamamen bırakılması ve örgütün feshedilmesi. Karayılan'ın sıraladığı adımlar arasında bunlar da var. Yani örgüt, devletin istediği adımları atmış görünüyor. "Sıra devlette" diyor Karayılan!
Ama devletin de kendine göre şartları var. Metina'nın boşaltılması tek başına yeterli değil. Şehirlerdeki hücrelerin çekilmesi de öyle. Devlet, örgütün gerçekten silahsızlandığından emin olmak istiyor. Bunun için de sahada doğrulama yapılması gerekiyor. Karayılan'ın "çektik" demesi yetmiyor; devletin "gördük" demesi gerekiyor. Bu da zaman alacak.
Bu süreçte en çok konuşulacak konu, çekilmenin kalıcı olup olmadığı. Metina'dan çekilen güçler nereye gitti Şehirlerdeki hücreler nereye çekildi Silahlar gerçekten yakıldı mı, yoksa başka bir yerde mi depolandı Bu soruların cevabı, önümüzdeki günlerde netleşecek. Devletin istihbaratı bu soruların peşinde.
Peki bu yazının başlığı neden "Devlet istedi, Kandil boşalttı" Çünkü tablo bu. Devlet heyeti, Metina'daki ve sınıra yakın bölgelerdeki güçlerin çekilmesini istemiş. Karayılan, bu talebin kendilerine iletildiğini ve çekildiklerini söylüyor. Yani inisiyatif devlette. Örgüt, devletin talebine karşılık veriyor. Bu, örgütün zayıf olduğu anlamına gelmiyor; ama sürecin şimdilik devletin kontrolünde ilerlediğini gösteriyor.

13