Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te PKK'ya yaptığı fesih ve silahları bırakma çağrısının üzerinden bir yıl geçti. Bu tarihi, "Terörsüz Türkiye" adıyla anılan yeni çözüm sürecinin başlangıcı olarak kabul edebiliriz.
Kuşkusuz bu yeni süreç, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 24 Ekim 2024'te İmralı'ya yaptığı çağrı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 30 Ekim'de bu çağrıya verdiği destekle start aldı.
Geçen bir buçuk yıllık sürede çok önemli gelişmeler kaydedildi. PKK, kağıt üzerinde de olsa, kendisini feshedip silahları bırakmaya hazır olduğunu ilan etti.
Sürecin en önemli ayağını 5 Ağustos 2025'te TBMM'de kurulan komisyon oluşturdu. Komisyon, 21 Kasım'da bir heyetle İmralı'da Öcalan'ı ziyaret etme kararı aldı ve bu ziyareti gerçekleştirdi.
Meclis'te grubu bulunan partilerden 51 üye vekilin oluşturduğu komisyon, aralıksız olarak süreçle ilgili çalışmalarını yürüttü. Meclis Komisyonu, 40 yıl boyunca Türkiye'yi meşgul eden, yol açtığı can kayıpları ve ekonomik maliyetiyle ülkeye büyük bedeller ödeten terör sorununa hukuki ve siyasi bir çözüm zemini oluşturmaya çalıştı.
Partilerin görüşlerini yansıtan raporların hazırlanması ve bu raporların ortak bir metne dönüştürülmesi için uzun mesai harcandı. Bugün gelinen aşama, PKK'nın silahları bırakarak dağdan inişinin "hukuki ve siyasi" çerçevesini oluşturacak yasanın Meclis'e sunulmasıdır.
Bu evre, yani çözümün hukuki ve siyasi kapsamının belirleneceği aşama, bir buçuk yıldır devam eden sürecin dönüm noktasını oluşturmaktadır.
İmralı, Kandil ve DEM cephesi "bütüncül bir yasa"nın çıkmasını bekliyor. "Bütüncül" ifadesi, hem İmralı'yı kapsayacak, Öcalan'ın statüsünü netleştirecek; hem Kandil'dekiler için demokratik siyasete katılma hakkı tanıyacak; hem de PKK tutuklularının serbest kalmasını kapsayacak bir çerçeveyi ifade ediyor.

2