"Alo ben 'Küfürbaz', geliyorum"

Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 seçimleri öncesinde meşhur "Alo ben Kemal, geliyorum" sözüyle iktidara karşı bir propaganda savaşı başlatmıştı. O dönem altılı masa ve masa altından destek alınan bugünkü DEM'in katkısıyla, seçimlere kadar "yolsuzlukların hesabını sorma" temasını işledi.

Bugün CHP'nin haline bakınca, Kemal Bey'in genel başkan olarak akıllıca bir propaganda stratejisine sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tartışmayı, atışmayı, kavgayı iktidarın yarı sahasına yıkarak ustaca bir mücadele yürütüyordu. Karşısında AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu düşünürsek, Kemal Bey'in mayıs seçimlerinde ulaştığı oy oranı da başarılıydı. Kazanamasa bile CHP'nin oy potansiyelini yukarı taşımayı bildi.

Ne var ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun en yakınındaki isimler, onu arkadan hançerlemek suretiyle, daha seçim sabahı partiden gönderilmesi için iç tasfiye süreci başlattı. Başını Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel'in çektiği "Brütüs ittifakı", Kemal Bey'i kurultay darbesiyle genel başkanlıktan indirdi.

Sonraki süreç malum: 2024 yerel seçimlerinde başarı gösteren CHP, belediyeleri adeta yağmalamaya kalkıştı. Kemal Bey'in "kamuyu zarara uğratanlardan hesap soracağım" söylemi tersine döndü; CHP'li başkanlar kamuyu zarara uğratma yarışına girdi. Kemal Bey'in dilinden düşürmediği "yolsuzluklarla mücadele", genel başkanlıktan sürüldüğünün ikinci yılı dolmadan koskoca CHP'nin rüşvetin, yolsuzluğun, soygunun merkezi haline gelmesine engel olamadı.

Kılıçdaroğlu'nu tasfiye eden ekibin başındaki İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun aile şirketi üzerine geçirdiği villaların kirini CHP yarım yüzyılda temizleyemez. Diğer CHP'li belediyelerin karıştığı sabit yolsuzluk ve soygun vakalarından bahsetmiyorum bile. Ama yolsuzlukların CHP Genel Merkezi'ne kadar uzanmasını es geçemeyiz. Parti yönetiminin de bu suçlara bulaşmış olması -itirafçı başkanların ifadelerine bakınız - sorumluluk makamını işaret etmesi bakımından son derece önemlidir.

Kemal Bey'i arkadan hançerleyerek genel başkanlıktan düşüren Özgür Özel'in bugünlerde gündeme gelen telefon konuşmalarına bir bakın. Gece gündüz, saati hiç fark etmiyor. Agresif, küfürbaz ifadeleri, hatta attığı nezaketsiz mesajlarla CHP'nin ayakta kalan son tuğlalarını da kırmakta, partisini büyük bir dağılmaya götürmektedir. Yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklanan, görevlerinden uzaklaştırılan belediye başkanlarının dışında bir de AK Parti'ye geçen, simgesel değeri çok yüksek illerdeki CHP'li başkanlar var. Örneğin Aydın ve Afyonkarahisar belediye başkanları neden iktidar partisine geçti Bu başkanlar korkak, kötü ve çıkarcı oldukları için mi CHP yönetiminin, Genel Başkan Özgür Özel'in bunda hiç payı yok mu