"Vah benim dertli başım!"

23 CHP'li belediye başkanının hapse atılması ekonomik kriz gölgesinde adalet sisteminin tarafsızlığını sorgulatıyor—peki seçmen iradesine karşı tutulan bu tavır gerçekten hukuksuzluk mu, yoksa meşru bir yargılama süreci mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, artan pahalılık ve hukuk krizi arasında bir bağlantı kurarak, CHP'li belediye başkanlarının tutuklanmasının seçmen iradesini zedelediğini ileri sürmektedir. Bu iddiayı, devletin yargılama tarafsızlığını sağlayamadığını göstererek desteklemektedir. Ancak, adli süreçlerin siyasi hesaplaşma mı yoksa meşru soruşturma mı olduğunu belirlemek, salt tutuklamaların sayısından yeterli midir?

İnsanlarımız dertli... "Çarşı-pazarda her gün büyüyen dehşet verici pahalılık daha ne kadar devam edecek" "Ülkede demokrasi, hukuk, adalet nereye gitti" diye soruyorlar.
Halimiz şu tekerlemeye benziyor:
"Mehmet Şimşek'in 'Ekonomi Programı' nerede"
"Suya düştü"
"Su nerede"
"İnek içti"
"İnek nerede"
"Dağa kaçtı"
"Dağ nerede"
"Yandı, bitti, kül oldu"
"Vah benim dertli başım!"
iktidar "İç cepheyi güçlendirelim" diyor ama bir yandan da CHP'li belediye başkanları tutuklanıp içeri tıkılıyor!
Şimdiye kadar toplam 23 CHP'li Belediye Başkanı hapse atıldı. Son olarak Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel de tutuklandı.
Bunlar, seçmenin özgür iradesiyle verdiği oyları alarak seçilmiş başkanlardır. Tutuksuz yargılama varken hapse atılmaları, seçmenlerin iradesinin de içeri tıkılması anlamına geliyor.