Yazar, Hüsamettin Cindoruk'un ölümü dolayısıyla onun dürüstlüğü ve kişisel bütünlüğünü vurgulayarak, Cindoruk'un CHP'ye verdiği desteği bir erdem göstergesi olarak sunuyor. Bu iddiayı, Atatürk ilkeleri ve çağdaşlığa ulaşmanın gereği olarak meşrulaştırıyor. Peki, bir siyasetçinin 'tertemiz isim' bırakmak ve partiye destek vermek arasındaki ilişki, başka siyasetçiler için de aynı standartla değerlendirilmekte midir?
Bilgeliğiyle ve sağlam kişiliğiyle politikada bir çınar olan Hüsamettin Cindoruk'u 92 yaşında kaybettik.
Türk siyasetinin en deneyimli, en düzgün isimlerinden biriydi ve politik hayatta derin izler bıraktı.
O bir Türkiye sevdalısıydı. Hayatını hukuktan şaşmayan, âdil, dürüst bir siyasete adamıştı.
Hayatı boyunca doğruluktan şaşmadı. Arkasında tertemiz bir isim bırakarak gitti.
Hüsamettin Cindoruk, rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in en güvendiği arkadaşlarından biriydi.
Demirel'in Genel Başkanı olduğu Adalet Partisi ile Doğru Yol Partisi'nde önemli görevler alan ve 1991-1995 yılları arasında Meclis Başkanlığı yapan Cindoruk, geçen yıl tarihe geçecek önemde bir söz söyleyerek şöyle demişti:

4