Zincir marketlerde iftar vakti

Bu köşede zaman zaman zincir market çalışanlarının sorunlarını yazmaya çalışıyorum. Oturacak sandalyeleri yok. Fazla mesai ücreti almıyorlar. Çalışma şartları çok ağır. Kışın ısınamıyorlar. Yüzleri gülmüyor.
Ramazanın başından beri ekranda dönüp duran bir reklam var. Ben diyeyim 75, siz deyin 80 yaşındaki Filan teyze, bastonuyla falan markette alışveriş yapıyor. "Akşama çok sevdiğim ağır misafirlerim var." diyerek fazla fazla alışveriş yapıyor. Elindeki dolu poşetlerle merdivenleri zorla çıkarak evine gidip yemek yapıyor.

Filan teyze, akşam olunca elinde tepsiyle aynı markete iftar yemeği getiriyor. Bastonla zor yürüyen teyzemiz, ne hikmetse yemek dolu tepsiyi taşıyabilmiş. Çalışanlar koşarak elinden alıyorlar. Kocaman bir masa kuruluyor. Teyzemiz ve çok sevdiği misafirleri, yemek yiyorlar. Nasıl güzel bir manzara! İnsanın gözleri doluyor.

"Dur!" dedim kendime. "Geriye bak! Zaten reklamın hedefi, gözlerinin dolması."

Şimdi soruyorum. Filan teyze, niye bu market çalışanlarına iftarlık yemek götürüyor

a) Hayır işlemek için
b) Kendisine, âileden biri gibi davrandıkları için
c) Evindeki fazla yemekler israf olmasın diye
d) Market çalışanlarına iftar verilmediği için

Bildiniz, d şıkkı. Ama reklam öyle güzel ki sanki market çalışanlarına iftar yemeği veriliyor da teyze, "Bu da benden olsun!" demiş.

Suizan olmasın diye reklamda adı geçen zincir marketten birine gidip, "Size iftar veriyorlar mı" diye sordum. İki genç kızdan biri, müstehzi ifadeyle, "Tabi tabi!"; diğeri, "Ne iftarı ya!" dedi.
Bu gençler, bütün gün ayakta çalışacaklar, iftar vakti gelince imkânları ölçüsünde iftar edecekler. Hepsi asgari ücret aldığına göre keşkeğe yatırılmış antrikot yiyecek hâlleri yok.