YARAMAZLIK

Yazıldığı zikredildiği her yeri kirleten bir isim girdi hayâtımıza: Epstein. Milyonlarca sayfalık belgeler ortalığa saçıldıkça kim bilir kimlerin uykusu kaçıyor Kim bilir kimler, büyüklerin yaptığında hikmet arayan müridlerine güveniyor Kim bilir kimler, dâvâ veya devrim zarar görmesin diye neyi nasıl kapatacaklarının hazırlığını yapıyor Kim bilir kimler, bu kaostan nasıl fayda sağlayacağını düşünüp ellerini ovuşturuyor

Ülkemizden bir ismin, Epstein'in ortağıyla yazışmaları ortaya çıktı. Naughty diye bir kelime geçiyor, yazışmada. "Yaramazlık" olarak tercüme edildi. Yazışan kişi, açıklama yapıp, "iftira" dedi. İngilizce bilenlerin yazışmanın ne amaçla yapıldığını bildiğini ifâde etti. Bir yazar, sosyal medya hesâbında, İngilizcesinin gâyet iyi olduğunu; naughty kelimesinin İngilizcede daha çok cinsellik için kullanıldığını yazdı.

İngiltere'de yaşayan arkadaşımı aradım. "Bu kelime orada böyle mi kullanılıyor" diye sordum. "Aynen öyle." dedi.

Çocukların hayatı çalındı. Sapkınların haz nesnesi yapıldı. Sonrasında bu sapıklara şantaj yapıldı. Şimdi bu sapkın örgütün belgelerini yayınlayanların da bir bildiği var. Yâni âdil bir ifşâ olmayacak.

Peki ifşâlar oldukça ne yapacağız

Bu kadar sisli bir ortamda, sırf bir yazışma yaptı veya yazışmada ismi geçti diye kimseye suç isnad edilemez. Sâkince beklemek, boyumuzu aşan cümlelerden kaçmak lâzım. Allah muhâfaza, iftiraya ortak olmak var. Yukarıda bahsettiğim yazışma ortaya çıkınca ana muhâlefet partisinin lideri, iddiâyı havada kapıp ilgili şahsa seslendi. O da, "Senin partinin Epstein'dan farkı yok." dedi.

Barış Pehlivan, son yazısında 99 depreminin kayıp çocuklarını yazdı. Deprem sonrası bölgeye giden bir arkadaşım, çocuğunun ölüsünü bulunca sevinçten ağlayan babayı anlatmıştı. Kayıp olmasından yeğdi.

Tutanaklara yer veren Pehlivan, kaydı tutulmayan, içinde çocukların olduğu Türkiye çıkışlı uçuşların olabileceğini, bizzat Epstein'ın pilotunun teyit ettiğine dikkat çekiyor ve yazısını, "Kıyamet kopsun!" diye bitiriyor.