Hicrî takvimin ilk ayındayız. Benim yaşımdakiler, evlerimizin duvarından eksik olmayan duvar takvimlerini bilirler. Muharremin onuncu gününde arka sayfada bahsedilen hadiseler şöyleydi:
Hz. Adem'in tövbesinin kabulü, Nuh'ungemisinin tufandan kurtuluşu, Hz. Musa ve İsrailoğulları'nın Firavun'un zulmünden kurtuluşu, Hz. Yunus'un balığın karnından kurtuluşu...
Hepsi böyle miydi bilmiyorum, Kerbela faciası yazmazdı. Sonra öğrendim ki nifak çıkmasın diyeymiş. Peygamber torununun, dönemin halifesinin emriyle katledilmesinden daha büyük nifak olabilir mi
Kerbelâ faciası, Emeviler döneminde oldu. Emeviler, Kerbelâ faciasını unutturmak için bu günü âdeta bayram gibi kutlayınca Şia'nın tepkisi arttı. Abbasiler döneminde tesiri artan Büveyhiler, bu duruma tepki olarak anma törenleri yapmaya başladı. Ancak bu törenlerdeki taşkın hareketler ve sahabeye yapılan hakaretlerde o kadar ileri gidildi ki zaman zaman yasaklandı. Kerbelâ'nın siyasî çekişmelere sebep olması, Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinde de büyük yıkımlara ve savaşlara sebep oldu.
Sünnî gelenekte, yas tutma ve Şiiler gibi kendine işkence ederek ağlama, feryat etme yoktu ama Muharrem ayında sessiz bir hüzün vardı. Muharrem ayı gelince öğle ezanları, on gün boyunca hüseynî makamında okunurdu. Tekkelerde müzik aletleri kaldırılırdı. Doyasıya yemek, çok gülmek ve bol su içmek, Muharrem ayında kaçınılan şeylerdi. Sokaklarda ulu orta kana kana su içmemek edeptendi. Sofralarda suyun yerini tuz alırdı. Dervişler fazla tuz tüketerek susuzluğu, Kerbelâ kurbanlarının aç-susuz şehit edilmelerini anardı. On gün oruç tutanlar, düğün dernek yapmayanlar, gülüp eğlenmeyenler vardı.
Dîdeden su yerine kan akacak dem geldi
Kerbelâ günleridir ağla Muharrem geldi
'İzzet anmazdı Yezîd'i 'acaba n'oldu sebeb
Var ise hâtırına ehl-i cehennem geldi (Keçecizade İzzet Molla)
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Külliye'deki Muharrem iftarında yaptığı konuşmada Kerbela hüznünden, Ehli Beyt sevgisinden bahsetti. Hz. Hüseyin'i, "Serdar-ı Şehidan" diye andı. Yezid'den bahsetmekten imtina etti. Bu hassasiyeti anlayamadım. O Yezid öyle bir Yezid ki iktidarını korumak için sınır tanımadı. Kerbelâ'dan üç sene sonra Medine'de başlayan muhalefeti bastırmak için gönderdiği ordu, şehri yağmalayıp sahabelerin kızlarına, torunlarına tecavüz edecek kadar vahşileşti.

37