Haşmet, rüşvet, küfür

Cihangîr mahlasıyla şiir yazan Sultan 3. Mustafa, rüşvet ve iltimasın devleti kurt gibi kemirdiği 18. asırda tahta çıktı. Yolsuzlukların üzerine gittiyse de başarılı olamadı. Daha ilk yıllarda şiire sığınan ve "Yıkılubdur bu cihan sanma ki bizde düzele" mısraı darb-ı mesel olan Sultan, üzüntüden felç olup öldü.

Yaklaşık 17 yıl hüküm süren Sultan, Sadrazam Râgıp Paşa'nın himaye ettiği Şair Haşmet'i, yazdığı şiirlerle devlet ricalini incittiğinden Bursa'ya sürdü. Affedilmesi için araya giren Râgıp Paşa'yı "Müdebbir-i devletimin böyle bir müfsid musahibi olmak ayıptır" diye azarladı. Kaynaklarda, "tab'ının zebândırazlığı ve hezliyyâta mâil" olmasından ve bu yolda kaleme aldığı manzumeler sebebiyle sürgüne gönderildiği yazılıdır. Haşmet, Bursa'dan sonra sürüldüğü Rodos'ta vefat etti.

Haşmet'in "tab'ının zebândırazlığı ve hezliyyâta mâil" olmasına örnek bir hikâyesi var. Padişah, Haşmet'in de olduğu bir mecliste rüşvet almadıklarına dair herkesin yemin etmesini ister. Haşmet hariç, herkes yemin eder. Padişah Haşmet'e seslenir:

"Ne o Haşmet, sen yemin etmeyecek misin"

"Hünkârım, biraz bekleyelim! Bu adamlar çatlamazsa ben de edeceğim."

……

Özgür Özel, birkaç gün evvel Meclis'te yaptığı konuşmada, CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a yolsuzluk yapıp yapmadığını defalarca sorduğunu; "Söylenenlerin tamamı iftira. Asla yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmadım." dediğini ve yeminler ettiğini söyledi.

Adam ne yapsın Bakıyor ki kimse çatlamıyor.

Kimsenin çatlamadığı bir meselemiz de küfür. Mesut Özarslan, "Özgür Özel, anama babama küfretti." dedi. Özel, inkâr etti. Yanlarında değildim ama küfretmeden konuştuklarına, mümkün değil inanmam. Nedeni ise küfürlü konuşmadığını zannettiğim politikacıların nasıl küfrettiğini duyduğumda yaşadığım hayal kırıklığı.