Baştan söyleyeyim Estonyalı hakem Kristo Tohver sahaya Almanlara yardım etmeye çıkmış, kötü niyetliydi. İnce ince rakibi tuttu. Her türlü çekmeyi, itmeyi, vurmayı yapan Almanlara 68'e kadar faul göstermedi. Onlar da çok barizdi, mecbur kaldı.
Salah'a sürekli sarılan Makengo'ya da sarıyı çıkartmak için 85 dakika bekledi. Bize karşı aynı hoşgörüsü yoktu. Saviolo ve Nwaiwu'ya çok kolay sarı çıkarttı.
Trabzonspor için zor bir maç. Freiburg 'Taş gibi takım' tabirini en çok hak eden Alman ekiplerinden biri. Son yıllardaki yükselişi ve istikrarı, başarıya giden yolun sabırla ve çileyle dolu olduğunu gösteren veciz bir örnek.
Şu anda da Trabzonspor gibi onlar da Bundesliga'da üçüncü sıradalar. Trabzonspor'da sakat oyuncuların çokluğu, özellikle Franculino'nun yokluğu hücum anlayışını kökten değiştiriyor.
Fatih Tekke döneminde denenen ve başarılı olmayan SalahOnacuhu-Saviolo hücum anlayışı işlemiyor. Zaten maç başladığında da gördük ki Trabzonspor'un önceliği hücum değil savunma...
İyi savunma yapıp, hızlı hücumlarla fırsat kollamak. Ancak bu ilk 45 dakikada işe yaramadı. Yüzde 58 topa sahip olmamıza rağmen sadece 1 isabetli şut atmamız, topu verimli kullanamadığımızı açıklayan en önemli veriydi.
Buna karşılık topa yüzde 42 sahip olan rakibin 4 isabetli şutu ve bir golü vardı. İlk yarıda en önemli pozisyon Salah'ın auta attığı şuttu. Derslik bir fırsattı, son hareket hariç her şey harikaydı.

12