Maçtan önceki muhabbeti hatırlayın. Fatih Tekke, sıkıntıdan 10 kilo verdiğinden yakınırken Okan Buruk, kilo aldığını söylemişti. Fatih Tekke de bunun üzerine, "Sendeki para ve kadro bende olsa ben de kilo alırdım" mealinde espri yapmıştı.
Dün sahada da bu espriye uygun iki takım ve mücadele vardı. Trabzonspor bütün hatlarıyla savunmaya çekilmiş, belki kontradan bir gol bulurum umudundaydı. Ama abartmıyorum; bu ihtimal, Nasrettin Hoca'nın maya çaldığı gölün yoğurt olmasını beklemesi kadardı.
Kaldı ki bu görüntüde Trabzonspor atsa da üzerine yatamayacak kadar aciz ve çaresiz gözüküyordu. Topla oynama oranlarında ilk yarı sonunda 71-29 Galatasaray üstünlüğü olması, bu aczin en veciz ifadesiydi.
Savunmada Serdar ve Ozan'ın ağırlığı, hücumda Augusto'nun yetersizliği Trabzonspor'un ilk yarıdaki bir başka çaresiz görüntüsüydü.
2S'nin (Sane ve Sallai), 2O'ya (Ozan ve Olaigbe) üstünlüğü ilk yarının en orantısız mücadelesiydi. Ozan Tufan, kaptanlık pazubandının ağırlığında o kadar ezilmiş ki (!), Sane karşısında paspas oldu.
Gönderilmesi için yerine oyuncu bakılan Olaigbe'nin de zaten ayakları da kafası da karışıktı. Hâliyle Sane ve Sallai maden buldu. Zaten ilk gol de bu ikilinin organize edip arka direğe gönderdiği toptan geldi.
Trabzonspor'un golü yese çözülecek bir görüntüsü vardı ve öyle de oldu. Hemen arkasından ikincisi geldi. İkinci yarıda Onana fişi çekmek istedi ama şans Trabzonspor'un yanındaydı.

10