Salah'la 90 dakika şart mı!

Futbol bilek işi olduğu kadar da yürek işidir. Eğer işin ciddiyetinden uzaklaşır ve gevşek davranırsan bedelini de ağır ödersin.

Fatih Tekke'nin ayrılmasından sonra Hüseyin Çimşir'le, Gençlerbirliği maçının farklı kazanılması, Trabzonspor yönetimini de rehavete soktu. Hoca konusunda acele etmediler.

Eminim kafalarında, "Şu Konya maçını da bir görelim.

Belki Hüseyin Çimşir'le devam ederiz" düşüncesi vardı. Onlardaki bu rehavetin dün Konyaspor'a karşı Trabzonspor'da da olduğunu gördük.

Başlama vuruşundan önce Konyasporlu futbolcular son derece konsantre ve odaklıyken, Trabzonspor'da aynı ciddiyet yoktu.

Nitekim maç başladığında da topa sert oynayan, ikili mücadelelerde kararlılığını rakibine gösteren Konyasporlular, üst üste fırsatlar yakaladı.

Henüz 1.5 dakika dolmadan Rajmound'un attığı golün öncesine bir bakın. Muleka'nın rakibini ekarte ettiği pozisyondan sonra hızla geriye dönen Trabzonspor'dan iki oyuncu da ceza sahasının ön bölgesini boş bırakıyor.

Bu ölümcül hatanın bedeli de golle sonuçlanıyor. Ama sadece bu değil, direkten dönen topta da Onana'nın kurtardığı şutta da benzer savunma hataları var.

İlk yarı bittiğinde istatistiklere bakınca, iki takım arasındaki ustalık farkını sadece tabelada değil, diğer istatistiklerde de görüyorsun.

Topla yüzde 30 oynamasına rağmen 8 şutta, 4 isabet kaydeden Konyaspor'a karşı yüzde 70 topa sahip olan ancak 7 şutta tek bir isabet kaydedemeyen Trabzonspor.