Folcarelli sakatlanmasa Muçi oyuna girmeyecek, 2 gol atamayacak ve Trabzonspor kazanamayacaktı.
Elbette bu maçın sonucuna göre doğru bir varsayım. Ama öyle değil. Trabzonspor'un çok hata yaparak kazandığı bir maç olduğunu öncelikle not edelim.
Hani kaybedince ders alınır ya; Fatih Tekke bana göre en çok kazandığı bu maçtan ders almalı. Koskoca ilk yarıyı çöpe atan bir Trabzonspor'u biz de Fatih Hoca gibi izledik!
Aramızdaki fark; biz not alıyorduk, o tırnaklarını yoluyordu. 10 kişi kalmış Başakşehir'e karşı, rakip ceza sahası bölgesinde topu hızlı çeviren ve savunma dengesini bozan bir takım yoktu.
Tam tersine Başakşehir'in "ninni"siyle uyuyan, süre geçtikçe bocalayan, birlikte hareket etmeyi unutan, bireysel yeteneklerin ağzına bakan bir Trabzonspor vardı.
Ben, Fatih Hoca'nın değişiklik yapmasını ve Mustafa ile Olaigbe'nin rakip savunma dengesini bozan sortilerine yardımcı olarak Oluai'yi de öne çıkarmasını bekledim. Ama kendisi de bekledi...
Sonra malum Folcarelli sakatlandı, hücum aksiyonlarına daha yatkın Muçi girdi. Elbette Muçi'nin iki gol atması, bu değişikliğin bütün negatifl eri pozitife çevirdiği anlamına gelmiyor.
Sorunlar son 10 dakikaya kadar devam ediyordu. Başakşehir 90+1'de beraberlik golünü atınca inanamadı. Bunu koruma telaşına düştü.
O telaş Trabzonspor'un ekmeğine yağ sürdü. Maçın başından beri yapamadıklarını ilk kez yaptılar; topu çok iyi çevirdiler ve Muçi boşluğu bulup güzel bir vuruş yaptı.
İki haftalık beraberlikten sonra kazanmak elbette önemli. Ligin zirvesinden kopmamak çok önemli. Ama bu görüntünün orada kalmak için yeterli olmadığının fark edilmesi daha önemli.

8