Rize maçında ciddi bir mental düşüş yaşayıp, şansının da yardımıyla tarihi bir geri dönüş yapan Trabzonspor kağıt üzerinde kolay gözüken Gaziantep maçında da durgundu.
Buna rağmen Savic'in golüyle soyunma odasına önde gittiler. Sakatlıktan dönen Onuachu'nun formsuzluğu anlaşılabilir. Ancak mutsuzluğu anlamsız.
Evet takımın yıldızıydı, Salah'ın gelmesiyle irtifa kaybetti, Franculino'nun çıkışıyla iyice gözden düştü ancak profesyonel hayatta bunların küserek değil, rekabetle ve kaliteyi yukarı çekerek aşılacağını bilmeli.
Bir başka form düşüklüğü yaşayan oyuncu da Salah. Derbilerdeki yüksek performansından sonra aynı çizgide kalamadı.
İlk yarıda Trabzonspor en çok Franculino ve Aral Şimşir'in eksikliğini hissetti. Rakip savunma hattını yaracak, dengesini bozacak oyuncular olmayınca işler zora girdi.
Ancak böyle zamanlarda büyük takımlarda kahramanlar sahneye çıkar ve dengeleri değiştirir. Dün Savic'in golü de böyleydi.
Yan toplarda her zaman ileriye çıkıp, hava hakimiyetiyle skor üretme çabası içinde olan Savic o kadar azimliydi ki kısmet de onun ayağına geldi. Top zorlaya zorlaya kaleye girdi.
İkinci yarı da aslında ilk yarının kopyası gibiydi. Beraberliği kovalayan Gaziantep, ceza sahası önüne kadar getirdiği toplarda, skor üretecek beceriyi gösteremedi.
Ben Orhan Ak'ın Maxim gibi bir organizatörü ve Trabzonspor'a her zaman sorun çıkartan bir oyuncuyu neden kulübede oturttuğunu doğrusu anlayamadım.

11