ITALIANO ilk derbisinde böylesine maçların nasıl oynanacağının dersini verdi. Sezon başından beri alıştığımız topyekün ön baskı yerini sadece Vlahovic ve Olaitan 'ın rakibin iki stoperine bırakmıştı. Oyunun ilk yarısında da top daha çok Fenerbahçe de görüldü bu nedenle.
Özellikle ani gelişen ataklarla da gol aradı siyah beyazlılar. Bu atakların çoğunda olan Rıdvan da bu çıkışların birinde gol attı. Rıdvan'ın boş kalmasında ana etkenlerden biri de rakibin motivasyonun daha çok Trossard da olmasıydı. İki takım da önemli silahlara önlem almıştı.
Murillo son haftaların formda ismi Oğuz'a istediği alanı vermeyince sarı lacivertli takım daha çok ortadan ve sağdan gitmeye çalıştı. Bu anlarda da İrfan etkisiz olunca Asensio mumla arandı. İsmail hocanın Oğuz 'a 67 dakika dayanması ise çok anlamsızdı. İkinci yarı İtaliano'nun yaptığı Ouattara ve İlhan değişiklikleri bir anda oyunu da skoru da Beşiktaş'ın lehine çevirdi. Siyah-beyazlılar Kadıköy'de hakimiyeti tamamen ele geçirdi. Trossard ve Orkun da hareketlenince Beşiktaş özellikle sol kanattan çok etkili ani hücumlar geliştirdi. Fark daha da fazla olabilirdi.
İtaliano bunca ofansif varyasyona ek olarak da Olaitan 'ın yerine Ndidi'yi alarak kontrolü de sağladı ve fişi çekti. Açıkçası Fenerbahçe'nin bu kadar kolay demoralize olacağını tahmin etmemiştim. Tabii ki bunda İtalyan teknik adamın çalışmışlığı vardı. Eğer Beşiktaş bu maçı kazanamasaydı haksızlık olurdu. Beşiktaş tamamen hoca ve sistem takımı olmuş. İşte Fenerbahçe ile arasındaki fark da bu. İsmail hocanın işi zor.

13