Evimizdeki Görünmez Casuslar

Eski CIA çalışanı John Kiriakou son derece ürpertici açıklamalarda bulundu.

Anlattığına göre televizyonlarımız sıradan birer yayın kutusu olmaktan tamamen çıkmış durumda. İstihbarat servisleri salonumuzun baş köşesinde duran akıllı ekranlara gizlice sızabiliyorlar.

Üstelik televizyonun hoparlörünü bir mikrofona çevirip evdeki tüm konuşmaları en ince ayrıntısına kadar dinleyebiliyorlar.

İşin aslı şok edici detaylar dinlemeyle sınırlı kalmıyor. Evimizin her odasını kaplayan Wi-Fi sinyalleri adeta görünmez birer radar gibi çalışıyor.

Ajanlar kablosuz ağ sinyallerindeki dalgalanmaları uzaktan ölçerek içerideki insanların nerede durduğunu, nereye hareket ettiğini saniye saniye takip edebiliyorlar.

Söz konusu dalgaları kullanarak kapalı mekanların iç haritalarını milimetrik hassasiyetle çıkarabiliyorlar. Kendi güvenli limanımız sandığımız evlerimiz sessiz gözetleme kulelerine dönüşüyor.

Yerde usulca dolaşarak temizlik yapan akıllı robot süpürgeleri de kesinlikle unutmamak gerekiyor.

Ev işlerini kolaylaştıran aletler üzerlerindeki lazerler ve kameralarla odalarımızın tam koordinatlarını saptıyor. Odanın krokisi, eşyaların yerleşim planı doğrudan cihazın hafızasına kazınıyor.

Günü geldiğinde cihazın topladığı tüm verilerin evin tam koordinatlarının istihbarat servislerinin ellerine geçme ihtimali tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Kendi konforumuz uğruna evimizin en mahrem köşelerini milim milim ölçtürüp adeta yabancı gözlerin önüne seriyoruz.

Eskiden komplo teorisi deyip gülüp geçtiğimiz senaryolar günümüzde nefes alan gerçeğin ta kendisine dönüştü.

George Orwell, meşhur romanında ekranların insanları izleyebileceğini hayal etmişti. Gelgelelim teknoloji yazarlarının vizyonunu bile fersah fersah aşmış halde.