Tayyip Erdoğan, CHP'den aslında ne istiyor

Farkında mısınız Türkiye'de iç politika dediğimizde son 15 aydır sadece Cumhuriyet Halk Partisi merkezli olayları konuşuyoruz.

Bu parti, aslında 31 Mart 2024'ten beri, yani 27 aydır siyasetin bir numaralı konusu ama bunun son 15 ayında durum farklı. Bu kez CHP üzerinde kurulan çok ağır yargı baskısından, CHP'lilerin deyimiyle 'darbe'den söz ediyoruz artık.

Pek çoğumuz için özellikle son 15 ayda artan baskının sebebi belli: Tayyip Erdoğan en yakın rakibini, hatta seçimde onu yenmesine kesin gözüyle bakılan ismi ve o ismi iktidara taşıyacak olan siyasi organizasyon olan CHP'yi kendi iktidarını uzatma umuduyla baskı altında tutuyor.

İşte en sonunda bu baskı (veya darbe süreci) o partinin yönetimini yargı eliyle değiştirmeye kadar vardı.

Perşembe akşamından beri bir kaos ve belirsizlik yaşanıyor. Bu belirsizliğin temel sebebi, yarın öbür gün yapılacak genel seçimde CHP'yi kimin yöneteceğinin ve Cumhurbaşkanı adayıyla milletvekili listelerini kimin yapacağının bilinmemesi. Bir büyük siyasi organizasyon bugün felç edilmiş (veya felç olmuş) durumda.

Türkiye'de bundan sonra hiç seçim olmayacak ve Tayyip Erdoğan da kendini ömür boyu cumhurbaşkanı ilan edecek olsa, bunca kaosa gerek olmazdı. Bu kaosu, yarın veya öbür gün bir seçim yapılacağı için yaşıyoruz. Bunu hep aklınızda tutun.

Tayyip Erdoğan bugüne kadar üç kez cumhurbaşkanlığı seçimine girdi. Bu üç seçimin hiçbirinde aslında ezici bir üstünlük kuramadı. 2014'te yüzde 51,79; 2018'de yüzde 52,59 ve 2023'te de yüzde 52,18'le seçildi.

Yani yüzde 2-3 arasında değişen marjlarla yüzde 50 sınırını aştı.

Tabii yüzde 2-3'ü küçümsememek lazım; neresinden baksanız 2 milyonun üzerinde oy demek bu fark.

Ama Erdoğan'ın hiçbir zaman yüzde 55-60 seviyesine gelmediğini de kayda geçirelim. Çünkü, bu önemli.

Erdoğan bu çoğunluğunun kırılgan bir çoğunluk olduğunu 2023'te seçimin ikinci tura kalmasıyla çok net biçimde gördü. Şimdi yaptığı ve CHP'yi hedef alan siyasi mühendislik bu kırılganlığı farklı bir yolla azaltma çabası.

Anketlerde potansiyeli yüzde 60'a kadar çıkan iki adayı var CHP'nin. Bunlardan birini, Ekrem İmamoğlu'nu seçime giremez hale getirdiğini biliyoruz. İkincisi Mansur Yavaş için ne gibi planları var, kestirmek zor.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelmesi Mansur Yavaş'ın olası adaylığını engelleyemez. Yavaş, CHP'den aday gösterilmezse İyi Parti'den gösterilir ama mutlaka yarışa girer. O yüzden Erdoğan'ın Yavaş için mutlaka bir planı olmalı.

Fakat şimdi bir üçüncü aday daha çıktı. Daha doğrusu zaten vardı ama perşembeden beri sergilediği liderlikle Özgür Özel de artık Tayyip Erdoğan'ın karşısındaki doğal liderlerden biri oldu.