Patates-soğan fiyatı yükselince polis ve jandarmayla gidip soğan deposu basan zihniyet, cuma sabahı da tavuk eti fiyatları yükseldi diye 13 tavuk şirketinin patron ve yöneticilerini "eş zamanlı operasyon"la gözaltına aldı, şirketlere "denetim kayyumu" atadı.
İlk akla gelen eleştiri şu tabii: Ekonominin önemli bir sektörünün önde gelen 13 şirketini sanki çete kurmuşlar ve organize bir suç işliyorlarmış gibi gururla söylenen "eş zamanlı" polisiye operasyonlara muhatap etmenin ve bu şirketlere denetim amacıyla bile olsa kayyum atamanın ekonomik bir faydasının olmayacağı, olamayacağı.
Türkiye kağıt üzerinde piyasa ekonomisi. Malum, piyada ekonomisi demek fiyatların piyasada serbestçe oluşması demek.
Ha, tabii, piyasa aktörleri sütten çıkmış ak kaşık değil, kendi aralarında birleşip bir oligopol yaratmaya, fiyatları yapay olarak yüksek oluşturmaya başlayabilirler. Ama piyasa ekonomisi içinde bunun bir önlemi var: Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurulu tam da bu oligopol durumlarını ortaya çıkartmak ve önlemek için varlar. Savcılık ve polis ise bu zincirin hiçbir yerinde yok, zaten olmaması gereken kurumlar.
Tavuk veya beyaz et sektörü geçmişte defalarca Rekabet Kurumu'ndan yüksek cezalar yemiş şirketlerin bulunduğu, Ticaret Bakanlığı'nın ve Tarım Bakanlığı'nın çok yakından izlediği bir sektör.
Ülkemizde beyaz et sektörü her zaman büyüktü ve göz önündeydi ama son yıllarda daha fazla göz önüne geldi. Sebebi belli:
Kırmızı et fiyatları o kadar büyük bir hızla yükseldi ki, geçim sıkıntısı çeken pek çok vatandaş protein ihtiyacını beyaz etle gidermeye yöneldi. Artan talep ve zaten genel olarak yükselmekte olan fiyatlar, beyaz et fiyatlarını da yukarı çekti.
Piyasa ekonomisinde piyasaya müdahale edip dengeleri bir kez bozdunuz mu, bu bozulma tek bir alanda kalmıyor, giderek bütün alanlara sirayet ediyor.
Türkiye'nin kırmızı et sektörü de, beyaz et sektörü de neredeyse tümüyle ithalata dayalı, dolayısıyla doların fiyatına ve elbette uluslararası piyasalardaki fiyat hareketlerine çok duyarlı sektörler.
Neden ithalata dayalı Basit bir sebeple: O hayvanların yediği yemden tükettiği ilaca kadar her şeyi büyük ölçüde yurt dışından alıyoruz da ondan. Yediğimiz tavuklar için Amerika'ya "telif hakkı" ödediğimizi biliyor muydunuz Sık sık canlı hayvan ithal ettiğimizi de görüyorsunuz zaten.
Kırmızı et sektörünün yok ama beyaz et sektörünün ciddi ihracatı var. Bu ihracat da zaman zaman iç piyasada fiyatları etkileyebiliyor.
Beyaz et fiyatlarında piyasa faktörleriyle izah edilemeyecek fahiş bir artış yaşandığı doğru değil. Beyaz etin fiyatı sadece onun maliyetine bakarak hesaplanmıyor çünkü, alternatifine, balık ve kırmızı et fiyatlarına bakarak da belirleniyor. Ve elbette ülkedeki genel enflasyon seviyesi, örneğin dünyadaki mısır ve soya fiyatlarıyla ilgili beklenti hep beyaz etin fiyatında etkili. (Malum, İran savaşı gübre fiyatlarını yükseltti, bu da mısır ve soya fiyatını etkiledi.)
Böyle bir fahiş artış olsa dahi bunu önlemenin ve cezalandırmanın yolu savcılık operasyonları, şirketlere kayyum atamak, patron ve yöneticileri hapse atmak değil. Hatta tam tersine, bu operasyonların fiyatları arttırması olasılığı daha yüksek.
Yani operasyonların sonunda beyaz et fiyatlarının düşmesi olasılığı yok.
Öyleyse bu operasyonun amacı ne
Bir yanda bir komplo teorisi var, bir yanda biraz daha basit bir açıklama... Her ikisi birbirinden beter.
Önce daha birinci günden dört bir yanda yazılıp çizilmeye başlanan komplo teorisiyle başlayayım:
Teoriye göre, bir ucu kayyum atamaya, sonra şirketlere el koymaya kadar varan bu tür operasyonların esas amacı "kelle koparmak" tabir edilen şey. Şimdi sıranın bu sektöre geldiği konuşuluyor. Operasyonların sonunda sektörde bir sermaye değişimi olması, bu şirketlerin çoğunun belirli bir "koruma" altında olan bir grup insanın eline geçmesinin beklendiği, geçmişte başka bazı sektörlerde yapılmış operasyonlara bakılarak söyleniyor.
İkinci izah olan daha basit açıklama ise şu:
Kendini hükümetteki diğer bakanların ve hatta ana sorumluluğu ekonomi olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek'in de üstünde gören bir bakan, ülkeye kendince "nizam vermek" ve öne çıkmak için emrindeki mekanizmayla bu operasyonları zorladı ve yaptı. Amacı popüler olmak, öne çıkmak, vatandaşın temel sorununu çözme iddiası sergileyen bir halk kahramanına dönüşmek.
Başta söyledim, cuma sabahı yaşadığımız ve çoğu insanın nutkunun tutulmasına neden olan beyaz et sektörüne yönelik operasyonun olası sebebi diye anlatılan iki senaryo da birbirinden beter.

4