Nihat Zeybekci: Devletin ihmali var

Fon krizinin kazananı da AK Parti Genel Merkezi'nde, kaybedeni de.

Kazananı herkes biliyor.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin fona 163 milyon TL koyup 2.2 milyar TL aldığını duymayan kalmadı.

Kaya, ifşa olunca affını istedi.

Dünkü yazımda, AK Partili yetkililerin bana "Kaya dahil, kim varsa para geri alınacak" dediğini aktarmıştım.

Verdiğim bilgi doğrulandı.

Ekonomim gazetesi çiftin 2.2 milyar TL'yi iade ettiğini duyurdu.

Kaya'dan ötürü imajı sarsılan AK Parti'nin, parayı geri vermeye mecbur ettiğini düşünüyorum. Bu tutumu olumlu fakat eksik buluyorum.

İki itirazım var.

Birincisi...

SPK Kanunu'na göre etkin pişmanlıktan yararlanmak için haksız menfaatin iki katını ödemek gerek. Bu da 4.4 milyar TL'ye tekabül ediyor.

İkincisi...

Kaya çiftinin ifadeye çağrılacağı söylenirken...

CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt'ün kardeşi, Balıkçı İsmet diye bilinen İsmet Öğüt, 3.1 milyar TL kazandığı için gözaltına alındı.

Bu çifte standart niye

Öğüt, CHP eski milletvekilinin kardeşi diye mi

Zeybekci'nin parası Tera'da kaldı

AK Parti'de krizin kaybedeni kim mi

Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci.

Geçmişte Ekonomi Bakanlığı yapan Zeybekci dün sorularımı yanıtladı.

Bir kere 455.758 mağdurdan biri olduğunu vurguluyor.

"Benim ve şirketlerimin borsada zerre miktarda işlemimiz yoktur. Hisse alım satımında asla bulunmadım" diyor.

PARASI TP2'DE KALDI

Ortağı olduğu 4 şirketin Tera'nın TP2 fonuna para yatırdığını kabul ediyor.

17 Eylül'de tasfiye kararı alınan 131 fondan biri de TP 2 idi.

Zeybekci, "Bu fonun manipülatif işlemlerde adı geçenlerle alakası yok. En güvenli fon ve aylık kazancı yüzde 3.5 ile 4.5 arasında" diyor.

Ancak parasının içeride kaldığını söylüyor.

"Hangi ihtiyaç üzerine yatırdınız" fona para yatırdınız diye sordum.

Şu yanıtı veriyor:

"Mesela, otomotiv şirketimiz var. Elinde nakit duruyor. 3-5-15 gün sonra ödemesi var. Bu parayı orada tutuyor."

"Yani, işletiyor" dedim.

Şöyle devam ediyor:

"İşletiyor derken, şöyle bir hassasiyetten oralara koyduk: 'Bir özelliğimiz var, faizde, overnight'ta (gecelik), repoda şey yapmamız... Birileri sonra der ki 'Zeybekci'nin faizde parası var,' onun için. Faizsiz finans kuruluşları gibiydi. Son iki aydan beri, bu mazeret değil tabi, bilgim olması gerekiyordu ama olmadı. Arkadaşlar buraya koymuşlar."

"Bilginiz dışında mı" diye sordum.

"Bilgim olması gerekiyordu. Haberim olsa müsaade etmezdim" diyor.

Neden izin vermeyeceğini merak ettim.

Fonlarla ilgili uyarıldıklarını belirterek, şunları söylüyor:

"Bu fonlarla ilgili kurumlar ve arkadaşlar bazı uyarılarda bulunuyorlardı. Tera'nın nakit fondan parayı alıp manipülatif işlemlerde kullanmasından kaynaklı bir süreç yaşıyoruz."

Zeybekci, mağduriyetini Cumhurbaşkanına aktarmadığını ifade ediyor.

SPK'YI ELEŞTİRİYOR

Vatandaşın taksidini veya kirasını ödemek için parayı kısa süreli fonlara yatırdığını anlatarak, "Bu alışkanlık haline geldi" diyor.

Devletin ihmaline dikkat çekerek, şöyle devam ediyor:

"Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda. Vatandaş 'Bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi' güvencesiyle buralarda parasını tuttu. Manipülatif işlemler yapan, milyarlarca para kazanıp çıkanlarla 455 bin kişiyi karıştırmamak lazım."