"Bizler İliç'te ikamet etmekteyiz. Anagold Madencilik Anonim Şirketi'nin işlettiği maden kompleksinde 10 yıldır siyanürle altın çıkarılmaktadır. Bu yıl sülfürik asitle maden ayrıştırmaya başlanacaktır. Hemen yanı başımızda tehlikeli kimyasallar kullanılarak yapılan madencilikten endişeliydik. Korktuğumuz felaket 24 Ekim 2018'de vuku bulmuştur."
340 KİLO SÜLFİRİK ASİT
O gün...
Anagold'a kimyasal taşımada taşeron hizmet veren Hicri Ercili adlı şirketin şöförü Şaban Yılmaz, Samsun'dan yüklediği 26 ton 240 kilo sülfürik asitle İliç'e ulaştı.
Daha önce İliç'e hiç gelmemişti.
Yılmaz'ı karşılayan da yoktu.
Maden yolunu bilmediği için ilçe merkezine girip vatandaşlara sordu. Tarif üzerine Hükümet Caddesi'de Yusuf Ziya Demir Camisi'nin yanındaki yokuşu tırmanmaya başladı.
Yılmaz, anlatıyor:
"Rampayı çıkarken römorkun alt hava tahliyesinden asit sızıntı yaptı. Bir miktar döküldü. Tekerler kaymaya başladı. Çıkamadım. İnip tahliye vanalarını kapattım."
Yılmaz'ın "Bir miktar" dediği 340 kilo!
Sızıntı sonrası çekilen görüntülre göre, dökülen sülfürik asit saatli çeşmeden boşalan suyun aktığı açık kanala karışıyor. Bu kanaldan ya kanalizasyona gidiyor ya da bahçe sulanmasında kullanılıyor.
Kanal dereye, dere de Fırat'a bağlanıyor.
Peki, sülfürik asit suya karışırsa ne olur
Sağlığa ve çevreye zararlı mıdır
Evet, öyle!
Solunuma zararı var, bitkiyi ve balığı öldürürİliç Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 29 Nisan 2019 tarihli bilirkişi raporunda sülfürik asitin insan sağlığına etkileri için şu bilgiler veriliyor:
"Temas halinde cilde zarar verir, metalden taşa birçok malzemeyi aşındırır. Solunum sistemine ciddi zarar vermekte, tahriş edici özelliği ile ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır."
Toprağa verdiği zararlar ise şöyle anlatılıyor:
"Miktarına ve yayılım alanına bağlı olarak toprak yüzeyindeki bitkiler başta olmak üzere canlılar zarar görür. Toprağa nüfuzuna bağlı olarak yararlı ve yararsız mikroorganizmalar olumsuz etkilenir. Bitki gelişimi yavaşlar, duraklar. Miktara ve temasa bağlı olarak bitki ve mikroorganizmalar yanar ve ölür."
Elbette suya da zararı var.
Rapordan:
"Miktara bağlı olarak suyun pH'sını (asit oranı) düşürür, canlılar üzerinde kısa süreli toksite oluşturur. Fazla karışırsa sudaki yaşam için uzun süreli taksite oluşturabilir. Asidik atıklar göl, deniz ve akarsuya verildiği zaman balıklar ve diğer canlı türlerini öldürür. Göl, baraj ya da denizde pH düşük olduğu zaman balıklar yaşamaz."
Altı ay sonra keşfe gidip 'Toprağa karışmamış' dedilerİliç'in insan hayatına, suyuna ve toprağına kasteden ağır ihmal karşısında yargı, görevini yapmıştır diye düşünüyor olmalısınız.
Ne gezer!
İliç Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Ağustos 2019'da kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek, Anagold'u suçsuz buldu.
Kararda "Anagold'un kimyasal maddenin taşınmasında hukuki sorumluğunun olmadığı, sorumluluğun Hicri Ercili nakliye firmasında olduğu" savunuldu.
Tek suçlu, İliç'e ilk kez gelen ve yolları karıştıran şöför Şaban Yılmaz'dı!
Yılmaz'a çevreyi kirletmekten İliç Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
Mahkeme, asit sızıntısının çevreye zararın tespiti için dosyayı bilirkişiye gönderdi.
10 DAKİKA DEĞİL YARIM SAAT
Raporda, Anagold'un acil müdahale ekibi tarafından 10 dakika gibi kısa sürede müdahale edildiği iddia ediliyor.
Bu bilgi baştan sona yanlış.
İliçli avukat Aziz Bingöl, sülfürik asitin yarım saat yolda kalıp suya ve toprağa karıştığını belirtiyor. Zaten görüntüler bu yorumu doğruluyor.
Bilirkişiler sızıntıdan altı ay sonra keşfe geldiklerini belirterek, "Deneysel bir analiz yapabilmemiz mümkün değildir" itirafında bulundu. Olay yerinde ve olay zamanında analiz yapılmadığını ve numune alınmadığını belirttiler.
İliç Devlet Hastanesi'nin solunum yolu hastalıkları istatistikleriyle yorum yapıldığını vurguladılar.
Bu veriye göre olay günü yalnızca 11 kişi hastaneye başvurmuş. Ayın tümünde başvuru ortalaması 12 imiş.
Raporda, "Sülfürik asitin insanlarda yapması muhtemel olan üst solunum yolu şikayeti, istatistiklerde görülmenmiştir" denildi.
Avukat Bingöl, istatistikin gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, şöyle diyor:
"Önemli olan, olaydan sonraki 2-3 gündür. İki gün sonra hasta sayısı 15'ti. 27 Ekim'de ise 20'nin üstüne çıkıyor."