Gerekli iki radarı ve iki robotik cihazı almamışlar

Erzincan İliç'te, Anadolu Altın Madeni'nde siyanür kullanılarak altından ayrıştırılan atık toprakların yığıldığı tepede meydana gelen heyelanın üzerinden bir hafta geçti.

Dokuz işçiye halen ulaşılamadı.

Altı yetkili taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermekten tutuklandı.

Jeoteknik Mühendisi Ali Rıza Kalender ve heyelandan bir gün önce işe başlayan mühendis Mehmet Türk, adli kontrolle bırakıldı.

Görevi toprak kaymasının meydana geldiği yığma liç sahasını radar sistemiyle gözetlemek olan Kalender, ifadesinde, felaketin nedenlerini bir bir söyledi.

RADARDA HAREKET ARTIŞI GÖZLENDİ

Kalender, 13 Şubat'ta sabah 09.30'da mühendis Berkay Mısır tarafından arandı.

Mısır, "Yağma liç bölgesinde hareket artışı var" dedi. Kalender, radar sisteminde hareket artışı olduğunu tespit etti.

İfadesinden:

"Saat 11'de beş kişiyle liç bölgesine geçtik. Çatlak ve yarıklarda incelemelerde bulunduk. Çalışmaların durdurulmasını istedik. İncelemeden sonra bölgeyi terk ettik. Kimsenin girmemesi hususunda Murat Bayraktar, Şenol Demir ve Kaan Murat Akpolat'ı uyardık."

Kalender, ofise geçince radar sistemin hareket artışı olduğunu gözledi. Şirket temsilcisi İan Ronald Guille'e saat 12 sıralarında e-mail gönderdi.

Kalender:

"E-mailde hareket hızı artışını, operasyonların durdurulmasını, çatlaklarının çimento ile kapatılmasını söyledim."

Kalender, e-mail attıktan sonra "Siyanürü kesin" diye talimat verdi.

Saat 13.30'da tekrar sahaya gittiler.

Kalender, ifadesinde, "Gözle görülür açıklıklar gördük. Saat 14.28'de toprak kayması haberini aldık" dedi.

TEPE ÖN TARAFA EĞİLMİŞ

Sorguda Kalender'e şu soru soruldu:

"Dokuz kişinin göçük altında kalmasında kimin kabahati var Bu düzeltilebilir veya engellenebilir miydi Sahadan personellerin çekilmesi hususu uygulandıysa nasıl dokuz kişi göçük altında kaldı"

Kalender, alanda 2010'dan beri yığma işlemi yapıldığını ifade etti.

Bölgede membran (zemine serilen geçirimsiz malzeme) çalışması yapıldığını anlatan Kalender, şöyle dedi:

"Burası yapılmış olsaydı yığın liçi güney duvarına yaslanacaktı ve ön tarafa eğilmeyecekti. Olsa bile bu kadar büyük çaplı olmayacaktı."

RADAR YIĞINI NET GÖRMÜYOR

Kalender, radarın üç gün önce uyarı verdiğini belirterek şunları söyledi:

"Evet, radar uyarı vermiştir. 11 Şubat - 13 Şubat arasında radarı kontrol ettim. 20 milimetre ile 40 milimetre arası günlük hareket tespit ettik. Bu, Anagold'un Tetikleyici Eylem Planı'nda normal uyarı seviyesindedir."

Kalender, yığın liçinin madenin doğusu kısmında yer aldığını, radarın bu bölgeyi net olarak görmediğini ifade etti.

Kalender:

"Doğu bölgesini radar net görmemektedir. Robotik Total Station cihazı alınmasıyla ilgili bütçe talebinde bulunduk. Bu cihaz olmuş olsaydı bölge daha detaylı incelenebilirdi. Önceden haberimiz olabilirdi."

DÖRT CİHAZI ALMADILAR

Kalender, geçen yıl kasım- aralık ayında Neil Bar adlı firmanın jeoteknik çalışmaları denetlediğini belirterek, şunları söyledi:

"Neil Bar eksikliklerle ilgili rapor sunmuştur. Raporda 2024 için iki radar ve iki Robotik Station Cihazı önermiştir."

Kalender'e "Neden maden sahası boşaltılmadı" diye soruldu.

Kalender, saat 11'de sözlü uyarı yapıp saat 12'de herkese e-mail gönderdiğini söyledi.

ALTI YIL ÖNCE DE HEYELAN OLMUŞ

Kalender, sevk edildiği İliç Sulh Ceza Hakimliği'nde 2018'de yığın liç bölgesinde heyelan yaşandığını vurguladı.

Kalender, olay günü sahada kuzeye doğru hareket gördüğünü anlatarak, şöyle dedi:

"Radarı kontrol ettiğinde kritik seviyeyi geçen hareket gördüm. Artık boşluğun doldurularak, çatlakların giderilemeyeceğini ve bölgede çalışmanın tehlikeli olduğunu belirledim. E-mail yazdım."

Kalender, saat 13.30'da sahaya son kez giderek, kontrol etmek istediğini söyledi.

Kalender:

"Ben 50 santimetrelik çökme fark ettim. Çok tehlikeli olduğunu anladım. Derhal tahliye edilmesini söyleyerek, ofise döndüm. Olaydan 15 dakika önce ayrıldık."

Avukatı Arda Kaan Aytekin de şirketin kusurlu olduğunu ifade ederek, "İhmal şirketin cihazları temin etmemesinden kaynaklanmaktadır" dedi.

Kalender, adli kontrolle serbest bırakıldı.

Heyelandan önce dinamit patlatıldı

Oksit Kırıcı Mühendisi Şenol Demir, tam dört yıldır Anagold'da çalışıyor.

Demir'e göre...

O gün 08.15'te çatlaklara dair fotoğraflar geldi.

15 dakika sonra Kaan Murat Akpolat'la bölgeye çıktılar.

Online toplantı yaptılar.

Jeofizik departmanına ve iş güvenliği grubuna çatlaklarla ilgili bilgi verildi.

Çatlaklar incelendi.

Akpolat, "Sahayı boşaltıyoruz" dedi.

Demir:

"Akpolat, e-mail atar mısın' dedi. 'İkinci bildirime kadar yığın liç bölgesine girişler kapatılmıştır' diyerek, iş güvenliği, bakım, sülfir ve oksit operasyon ile İliç White gruplarına saat 10.50'de gönderdim."

Demir, şirketin sorumlu olduğunu savunarak, şunları söyledi:

"Yığın liç bölgesinin fazalan genişletmesi için yapılan patlamaların etkili olabileceğini düşünüyorum."

Göçük altında kalanlardan Ramazan Çimen'in kendisine bağlı bir personel olduğunu belirterek, "Neden o bölgeye gitti, bilmiyorum. Gitme talimatı vermedim" dedi.

O gün dinamit patladığını ifade etti.

İfadesinden:

"O gün maden sahasında (patlama) yapıldı. Her gün saat 12.00 ile 12.30 arasında patlatma yapılmaktadır. Ancak patlatma olayın olduğu yere 500 metrelik alandan daha uzaktır."

Demir, tutuklandı.

'Toprak ayağımın altında oynadı'

Doğan:

"Lift 25'in bulunduğu alanda çatlaklar gördük. Çatlaklar 2-3 santimetre genişliğindeydi. Kenan Öz, Adnan Keklik, Ramazan Çimen Lift 25 alanında araç dışında kaldılar. İshak Demir ve İsa Taşdelen'le Lift 29'a gittik. Onlara 'Lift 29'a gidin' dedim. Ben Lift 33'e çatlaklarda genişleme var mı, yok mu diye kontrole gittim. Aracımı saha dışında bıraktım. Çatlakların fotoğraflarını çektiğim sırada 10-15 santimetrelik çatlaklar gördüm. Bunlar 9 sularında bıraktığımız çatlaklardan genişti. Akpolat, 'Çatlaklar büyümüş' dedi. O sırada toprak ayağımın altında oynamaya başlayınca Sabırlı yönüne koştum. 30 saniyede yığın liçinin orta kısmı akmaya başkadı. Arkadaşlarıma bağırıyordum. Konteynerlerin dereye doğru toprak altında olduğunu gördüm."

Doğan, Demir ve Taşdelen kurtulurken Öz ve Keklik toprak altında kaldı.