Gözümün önünden gitmiyor.
Hatay Cumhuriyeti'nin meclis binası olarak kullanılan kültür merkezinde konferansım ve imza günüm vardı.
Önde orta yaşlı, ak saçlı esmer bir kadın oturuyordu.
Beni şefkatle izliyordu.
Konferans bitiminde imza sırası ona geldiğinde kendini tanıttı.
"Avukat Hatice Can" dedi.
O günden itibaren Hatice ablam oldu.
Sadece benim mi
Bütün ezilenlerin Hatice ablası...
Gezi Parkı eylemlerinde can veren Hataylı Ali İsmail Korkmaz ve Abdullah Cömert'in davalarına baktı.
Memlekette adalet arayışı başlasın da Hatice abla ve eşi Mithat içerisinde olmasın; görülmüş iş değil.
Onlar 1968'lerden beri yoldaştılar.
Mithat Can, 12 Mart'ta cezaevine düştü, işkence gördü ve bir buçuk yıl yattı.
12 Eylül'de evliydiler ve gözaltına alındılar.
Oğulları Ulaş ve İnan küçüktü.
Acı çektirmek ve birkaç cümle itiraf almak için "Çocuklarınızı yuvaya vereceğiz" diye tehdit ettiler.
Hatice ablayla 6 Kasım 2021'de mesajlaşmışız.
O yıllardan bahsederek, "16 Nisan 1981'de gözaltına alınmış, 9 Temmuz'da tutuklanmıştım. Gözaltı süresi 90 günmüş. Kimin, hangi karakolda, hangi cezaevinde olduğu çok zor öğreniliyordu" diye yazmış bana.
Darbeden sonra sol kabuğuna çekilmişken...
İnsan Hakları Derneği'nin kurucuları arasındaydılar.
Grevlerde, direnişlerde, kortejlerde, mahkemelerdeydiler hep.
Ömürlerini emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesine adadılar.
Yan yana ve el ele yaşadılar.
Öyle de öldüler.
6 Şubat sabahı Hatay'da yıkılan binalardan biri de Asi nehrinin kıyısındaki, Can Ailesi'nin oturduğu Rana Apartmanı'ydı.
Depreme uykuda yakalandılar.
Tek sanık var, o da 88 yaşındaRana Apartmanı'nda Hatice ve Mithat Can dahil 35 insanımız can verdi.
Davaları 44 ay sonra geçen hafta açıldı.
Bilirkişi raporunda, kolonların dar kenarlarının 20 santimetre tasarlandığı, bu durumun 1968 ve 1975 tarihli Deprem Yönetmeliği'ne uymadığı ifade ediliyor.
Statik projedeki etriye (Kolonlarda dikey demirleri çevreleyen yatay demirler) aralığının ve sıklaştırma düzeninin uyumsuz olduğu, donatıların hatalı ve yetersiz yapıldığı, yapının gerekli mukavemeti sağlayamayarak çöktüğü değerlendiriliyor.
Bu faciadan ötürü kaç kişiye dava açıldı
Bir kişi!
İnşaat mühendisi Hasan Ali Acar.
Statik proje müellifinin Acar olduğu belirlendi.
Ancak Acar'ın 1973 ile 2026 yıllarında attığı imzalar birbirini tutmuyor. Bilirkişi raporunda 1973 tarihli evraktaki imzanın Acar'ın el ürünü olmadığı ifade ediliyor. Aradan zaman geçtiği, Acar'ın imzasını değiştirmiş olabileceği savunuluyor.
Acar ise Rana Aparmanı ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek şöyle diyor:
"Rana Apartmanı'nın statik projesini ben çizmedim. Evraklarda ismimin görünmesi ne şekildedir, bilmiyorum."
Acar, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmakla suçlanıyor.
"Yönetmeliğe aykırı şekilde kolon dar kenarı açısından hatalı tasarım yapılması nedeniyle" binanın göçtüğü ve Acar'ın sorumlu olduğu vurgulanıyor.
88 yaşındaki Acar, tutuksuz yargılanıyor.
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşma için 15 Şubat 2027'ye gün verdi.
Depremin dördüncü yıl dönümünden sonraya yani.

12