Bakü 'abilik' istemiyor

Oktay Saral, alışmıştı bir x ile yargı dağıtmaya.

Fatih Altaylı'yı "Suyun ısınmaya başladı" diye tehdit ediyor.

Şak!

Altaylı, Silivri'ye...

Manifest adlı müzik grubuna "Ahlaksız-edepsiz-hayasız zebani kılıklı" diye sövüp sayıyor.

Tak!

Manifest, adliyeye...

Kuzey Kıbrıs eski Başbakanı Ünal Üstel'e "Boşbakan" diye hakaret etti. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman seçildikten sonra "Türkiye'nin devlet aklı gereken neşteri vurur" diye parmak salladı.

Azerbaycan'a had bildirmeye kalkınca Aliyev neşteri indirdi.

Bir x ile muhalifleri tutuklatan Saral, 10 yıldır oturduğu koltuktan bir x ile kaldırıldı.

Bakü'nün kara listesi

Saral'a haksızlık etmek istemem.

İlk kez hakaret içermeyen bir eleştiri dile getirmişti.

Fakat Azerbaycan'a KKTC muamelesi yapması siyasi krize yol açtı.

Okullardaki başörtüsü yasağını kınadığı paylaşımı Bakü'yü çok kızdırdı.

Azerbaycan, Saral'ı kara listeye aldı.

Devlet televizyonu AzTV'nin x hesabına girin, 13 Ekim'den beri sabitlenmiş bir haber göreceksiniz. Daha ilk cümlede Saral'ın adı geçiyor.

Azerbaycan ayrıca Yeniden Refah lideri Fatih Erbakan dahil 31 kişinin ülkeye girişini yasakladı. Yedi Türk vatandaşı için yakalama çıkardı.

Ankara, Bakü'yü sakinleştirmek için Saral'ı görevden almakla kalmadı. 31 kişilik listedeki Hizbuttahrir bağlantılı 4 ismi gözaltına alındı.

Fakat Bakü yatışacak gibi görünmüyor.

Gerilim Karabağ'dan sonra başladı

Önceki gün Azerbaycan'daki üst düzey devlet görevlileriyle ve gazetecilerle görüştüm. Onlara gerilimin Bakü'den nasıl göründüğünü sordum.

Kaynaklar Saral'ın Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olduğunu ve Erdoğan'dan habersiz asla paylaşım yapamayacağını düşünüyor.

Saral'ın paylaşımındaki buyurganlığa, Ankara'yı ağabey, Bakü'yü kardeş diye konumlandıran üstünlük iddiasına itiraz ediyorlar.

Bu gerilimin iki ülkenin yakınlaştığı Karabağ Savaşı'ndan sonra başladığını söylüyorlar.

Erdoğan'ın iki yıl önceki "Karabağ'a nasıl girdiysek..." diye başlayan cümlesi Bakü'ye bomba gibi düştü.

Bakü'nün resmi gazetesi Azerbaycan'da yayınlanan makalede, Karabağ Zaferi'nin Azerbaycan halkına ait olduğu, Türkiye'den gönderilen askeri yardımların "her kuruşuna kadar bedelinin ödendiği" yazıldı.

"Bizim zaferimize çökmeyin" deniliyordu aslında.

Bu ilk krizdi.

İkincisi geçen yıl patlak verdi.

Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkisi, Sabah gazetesi ve A Haber'de eleştirilince Bakü çok öfkelendi.

Azerbaycan'ın ve Aliyev'in AK Parti medyasında karalandığı ifade edildi.

Diplomatik kanalların devreye girmesiyle kriz dindirildi.

Şimdi üçüncü ve en ciddi krizi yaşıyoruz.

İşareti ay başında Aliyev verdi.

Lideri olduğu Yeni Azerbaycan Partisi kongresinde, "Herkes yerini bilsin, bizim işlerimize karışmasın. Kimse hayat tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin" dedi.

Sözü Karabağ Zaferi'ne getirdi.

Şöyle konuştu, Aliyev:

"Ne aldıysak parayla aldık. Son gülleye kadar..."